| Yazar | : | Kemal Kutgün Eyüpgiller |
| İsbn | : | 9757622648 |
| Yayın Tarihi | : | 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 448 |
| Ölçü | : | 20 x 28 cm |
| Yayınevi | : | Eren Yayıncılık |
Kastamonu kent tarihine ışık tutmayı amaçlayan bu çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde çalışmanın amaç ve yöntemi ile birlikte, çalışmaya yön veren başvuru kaynakları üzerinde durulmaktadır. Tarihi kent dokusunda gerçekleştirilen tespit ve analiz çalışması özellikle Başbakanlık Osmanlı Arşivi belgeleri ve Milli Kütüphane'de bulunan Kastamonu Şeriyye Sicil Defterleri'nden sağlanan özgün bilgiler ile desteklenmeye çalışılmıştır. Ayrıca, Kastamonu Vilayeti Salnameleri, seyahatnameler ve kente ve anıtsal yapılara yönelik monografik eserler tezin kaynaklarını oluşturmaktadır.
Bölüm II, kentin genel konumuyla topografik, iklimsel, demografik niteliklerini ele almakta, bu niteliklerin Kastamonu'nun fiziksel yapısının oluşumu ve gelişimine etkisi üzerine bilgi içermektedir. Bölüm III'de, Kastamonu kent bütününü kavramak amacıyla önce bölgenin politik tarihine ve demografik gelişimine değinilmiştir. Bu bölüm içerisinde kentin ekonomik tarihi, özellikle şeriyye sicillerinden ve seyahatnamelerden elde edilen bilgilerle aydınlatılmaya çalışılmıştır.
Bölüm IV'de ise Kastamonu'nun fiziksel gelişimi; Beylikler öncesi, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılar dönemi olmak üzere dört ana başlıkta incelenmiştir. Kentsel dokuyu oluşturan mimari öğeler dahil oldukları dönem içerisinde teker teker incelenmiş, bu verilerin ışığında Kastamonu'nun gelişimi tanımlanmaya çalışılmıştır: Kastamonu'nun Bizans ve daha eski dönemlere ait görünümü bilinmezlik içerisindedir. Kastamonu'nun kuruluşunun Bizans veya Roma dönemine tarihlendiği sanılan Kale'nin inşa edilmesiyle başladığı kabul edilmektedir. Anıtsal yapıların kronolojik dizilişi ve kent içi konumları çakıştırıldığında, Çobanoğulları döneminde kentin batıda Kastamonu Deresi ile sınırlandığı, güneyde ise, bugünkü Gümüşlüce Caddesi'nin hattını takip ettiği arşiv belgelerinden öğrenilen surlar ile çevrelendiği anlaşılmaktadır. Candaroğulları dönemine bakıldığında, Kastamonu'nun derenin doğu yakasına da geçtiği, burada ilk mahallelerin kurulduğu görülür.