| Yazar | : | Ömer Ayhan |
| İsbn | : | 9789750820830 |
| Yayın Tarihi | : | Eylül, 2011 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 109 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Yky |
Striggus Hypoborea'yı işitmeksizin dünyamızı terk etmek sıradan bir haldir. Böyle bakıldığında şanslı sayabiliriz o iki tuhaf kelimeyi cesaretle dilinde yuvarlamaya soyunan Ceyda'yı. Ne ki aşk hayatına ışık tutabilecek tüm cümleler biraz güdük kalacak. Neymiş ki ergenlik bunaltısı, Ceyda uğradığı ihanetle kökünden kesilmiş bir ağaç jestiyle devriliverdi. Kalbini kazıyıp eline iliştiren Kenan, Ceyda'nın en yakın arkadaşı Zuhal ile işi pişirmekle yetinmemiş, kızı koluna taktığı gibi mutluluğun sel olup taştığı bir de yuva kurmuş üstüne. Kenan ile Zuhal'in gülen surat kabartmalarıyla dolu stilize nikâh davetiyesi, Ceyda'nın öteki sırdaşı Derya'nın -bu kankanın kız mı yoksa erkek mi olduğunu sanırım deneyimlerimize kulak vererek tahmin edebiliriz- profesyonel bir acemilik kokan tertibiyle, dertlerin top top kumaş gibi dört duvara yayıldığı acil ev buluşmasında, kolesterol deposu cips tabağı ve sözümona kalori israfını dengeleyen diyet kolayla dolu çay kupasının arasındaki boşluğu doldurduğunda, Ceyda'nın yanaklarını cızırdayan kan kırmızıları bastı. Kara bahtlı kızın beti benzi uzun süre elma püresi sarartısında konakladıktan sonra yerine geldi gelmesine, ama yüreğinde ve beyninde konuşlanan karanlık üçgenler, filtresiz sloganlar kazıdı gözlerinin kuyusuna. Esas kıza ulaştıran yolda ara durak olma duygusu muydu durumunu ağırlaştıran, yoksa dost kazığının çifte kıskacı mı, yoruma açıktır. Zuhal ve Derya ile geçen şen şakrak yıllar bir yalandan ibaretmiş öyle mi? Öyleymiş, evet.