| Yazar | : | Esat Mahmut Karakurt |
| Yayın Tarihi | : | 1974 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 109 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | İnkılap ve Aka Kitabevleri |
Yılbaşı gecesi...
İstanbul halkı bugün, beton duvarlarını yıkıp sularını ovalara bırakan barajlar gibi, eğlence yerlerine hücum ediyor.
Barlar, kahveler, tiyatrolar, sinema ve gazinolar ağızlarına kadar dolu...
İstisnasız herkes, çılgın bir arzuya tutularak, ta dudaklarına kadar kopup gelen saadet kahkahaları içinde, felekten bir gece daha çalmaya hazırlanıyorlar...
Fakat işin garibine kadar bakın ki, hiç kimse ömrümüzden bu gece bir sene daha kaybedeceğimizi, bir sene daha ihtiyarlayacağımızı düşünmek istemiyor.
Seher, yarın sabah nurdan bir kuşak gibi İstanbul ufuklarını sardığı zaman, çocuklar biraz daha gençleşmiş, gençler biraz daha olgunlaşmış, olgunlaşmışlarda biraz daha ihtiyarlamış olarak gözlerini güneşe açacaklar!..
Saat şimdi gecenin on biridir.
Karla karışık ince bir yağmur çiseliyor.
Şiddetli bir soğuk var! İstanbul'un hani şu, insanın derisine siyatik gibi yapışan ıslak rutubetli, meşhur soğuğu!..
İçinde kadın taşıyan bütün otomobiller, aralıksız Köprülere üşüşüp Beyoğlu'na ederlerken, bunların arasında yalnız tek, siyah bir tanesinin aksi istikameti takip le, Köprünün öbür tarafına doğru gittiğini, Atatürk bulvarını süratle geçtiğini görüyoruz.
Bu lambaları hafif yanan otomobilin de içinde bir kadın var.
Genç bir kadın!..
Köşeleri toparlak ve hatta büyükçe kalın ve boyalı bir ağız üzerinde müteharrik burun kapakları, gölgelerin altında biraz daha koyulaşan, esmerleşen yüzüne esrarengiz bir mana veriyor.