| Yazar | : | Hakan Güneş |
| İsbn | : | 9789758069224 |
| Yayın Tarihi | : | 2012 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 288 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | İlke Kitap |
Yeni bir roman yazmaya karar verdiğimde elimde üç ayrı konu ve biriktirdiğim çalışmalarım vardı. Benim için üçünü de hayata geçirmek çok önemliydi. Sonuçta, yazarın serbestçe kurgu yapma özgürlüğü içerisinde, üç ayrı projeyi tek bir romanda birleştirdim. Böylece hem içimde bir ukde kalmamıştı, hem de ortaya akıcı bir roman çıkarabilmem mümkün olmuştu.
Tarihsel kişiler ve etkileri konusunda okuyana bir katkım olmasını hedefledim. Ancak özellikle dikkat ettiğim, objektif olarak romana anekdotları aktarabilmekti. Bu yüzden, 'iyi' karakterlerimin birçoğu gerçek kişiler olurken, 'kötü' karakterlerimin tamamına yakını hayaliydi. Ben bir tarihçi değilim ve tarih bazen yazıldığı gibi olmayabiliyor. Doğru bir kronolojik kurguyla romanı tamamladım. Okuyucu, bu kitabı okurken tarihin büyüsüne kapılabiliyorsa ne mutlu bana diye düşünmekteyim.
Yukarıda anlatmaya çalıştığıma en iyi örnek, Mustafa Ertuğrul Bey'dir. Mustafa Ertuğrul Bey'i yazma heyecanı m dolayısıyla romanım Antalya'da başlar. Umarım romanın bütünlüğünde pek ilgisiz bulmazsınız. Sonuçta, esas karakterleri de tanıtmış oldum.
Beyaz Rus tabiri, Bolşevik ihtilalinden sonra Rusya'dan kaçanların genel adı olmuştur. Bir dönem İstanbul yaşantısına renk kattıkları inkâr edilemez. Bu roman içerisinde, tarihi bir dramı okuyucuya aktarabilmek veya hatırlatabilmek de, romancılık hedefime uygun düştü. İtiraf etmeliyim ki, Anastasya gibi bir roman kahramanı, olmazsa olmazlarımdandı.