| Yazar | : | Yıldırım Keskin |
| İsbn | : | 9754943028 |
| Yayın Tarihi | : | Mart, 1992 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 165 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Bilgi Yayınevi |
O gece birdenbire yağmur başladı. Haftalardır kuru bir soğuk egemendi kente. Yağmurdan önce, ansızın bitmez tükenmez bir tipinin bastırması beklenebilirdi. Odasının camlarındaki tıkırtıyı duyar duymaz koltuğundan kalktı, sigarasını masasının üzerindeki kül tablasına bıraktı, perdeleri araladı. Yağmur hızını arttırıyordu. "Artık iyiden iyiye kıştayız" diye düşündü. Cadde bir anda ıslak parlaklığını almıştı. Sanki yağmur damlalarının dokunduğu her yerden kalın, ama saydam bir toz bulutu yükseliyor gibiydi. Sokak lambalarının sarı ışıkları buğulanıyor, otomobillerin farları donuklaşıyordu.
Bir zaman penceresinin önünde, kıpırdamadan öylece durdu. Aşağıda bir genç kız, koltuğunun altına sıkıştırdığı çantasını düşürmeden renkli şemsiyesini açmaya gayret ediyordu. Bir adam, aceleci adımlarla karşıdaki evden çıkıyor, otomobilinin kapısına koşuyordu. Uğraşıyor, açamıyordu kapıyı. Köşedeki yemişçi sepetlerinin üstüne çırağının da yardımı ile acele acele örtüler çekmeye çalışıyordu.
"Bu üçüncü kış..." diye düşündü. "Zaman çabuk geçiyor... " Geçen yıl bu zamanlar nerede idi acaba? Belleğini yoklamakta biraz güçlük çekiyordu şimdi. İnsan düşünü sürgit bir tarih çerçevesi içinde gelişir. "Bugün ayın yirmi üçü... yirmi üç aralık... saat?" Saat kaç olmalı idi? Masasının üzerinde düzenli tıkırtısını duyduğu, çocuk oyuncaklarına benzeyen, küçük yeşil saate çevirdi gözlerini. "Yedi" dedi. "Saat yedi." Anımsıyordu şimdi: Geçen yıl bu zamanlar Zürich'te idi. Yağmurlu bir gündü gene. İsviçre, kış mevsiminde yağmuru, karı biter tükenir bir ülke değildir. Bundan çok uzun yıllar sonra bile, bu ülkeye ilişkin her şeyi, kentleri, gölleri, dağları, bir kar ya da yağmur dekoru içinde anımsayacağına kuşku yoktur.
Zürich'te Bahnhofstrasse'de, yağmurun altında yürüyordu. Ne zamandır büyük kentleri unutmuştu. İnsanın ölçme duygusu, içinde bulunduğu çevre ile orantılıdır. Küçük bir kentte insan, kendi olanaklarını da küçültür; küçük bir kentte küçük bir insan olur, küçük bir yaşam sürer. Büyük kentlerin gürültüsünden uzak, bir küçük insan yaşamı... Zürich'te trenden iner inmez, kendi küçük kentli olanaklarının sarsıldığını duymuştu içinde...