| Yazar | : | Müfid Ekdal |
| Yayın Tarihi | : | 1987 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 267 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24 cm |
| Yayınevi | : | TTOK |
Bu kitabın konusunu teşkil eden Fenerbahçe'deki villaların, konakların, malikanelerin, dili, dini, ırkı, kültür yaşantısı ve sosyal yapısı Osmanlı'dan çok farklı olan bu ev sahiplerinin, içinde esen bir başka dünyanın hikayesini bulacaksınız.
O zamanlar İstanbul'un bazı semtlerinde olduğu gibi Fenerbahçe'de de insanı, esnafı, binası ile, bir başka dünya kurulmuştu. Her ne kadar bu yörenin adı asırlardır Fenerbahçe ise de, içinde yaşayanlar hiçbir zaman bu ismi kullanmaz, Feneraki derlerdi. Kalamış'tan Fenere kadar Türkçe duymakta hayaldi. Sokaklarda Rumca işitilir, görkemli villalarda Fransızca konuşulurdu. Esasen, kendilerinden olmayan pek az insanın girebildiği bu evlerde anlaşılmaz bir sır saklı idi. O zamanlar farkedilen fakat mahiyeti bilinmeyen bu gizlilik, ekonomik yapıdan geliyordu. Çünkü, Türk milletinin ticarete pek yabancı olduğu bu yıllarda levanten zümre kolay ve çok kazançlı işlerle meşguldü. Rahat yaşarlar, rahat kazanırlardı. Bu güzel gelirin sırrını dışarı vurmak elbetteki akıllıca bir iş değildi. Villa sahipleri yurt dışına gidinceye kadar dini bir inanç gibi kazanç metotlarını gizlemiş, kendilerine saklamışlardı. Bu yüzden Fenerbahçe, levantenler dışında kalanlar için bir başka alem, bir başka dünya idi.
İlk zamanlar cuma, sonraları pazar olan tatil günlerinde bu yöreye gezmeye gelenlerle, Fenerbahçe civarında yaşayan insanlar birbirinden güzel, bakımlı villalarda oturanlara hasetle hayranlığın,övgü ile eleştirinin karışımı hislerle bakarlardı. Esasen villaların yaşantısı hiçbir zaman dışarı açılmamış, daima levanten bir toplumun çemberi içinde kalmıştı. Yüksek sesle Türkçe konuşmak bile etrafın düşmanlığını çeke