| Yazar | : | Samuel Sullivan Cox |
| İsbn | : | 9789944889001 |
| Yayın Tarihi | : | Mayıs, 2101 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 764 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | T. İş Bankası Kültür Yayınları |
Bu kitabın adı, kapsamını ve ruhunu yansıtıyor. Diplomasi sanatıyla pek ilgisi olduğu söylenemez. Kitabın kendisi bir Oyalanma'dır; zira o gizemli sanatın rotasından sapar, uzaklaşır. Konstantinopolis'in diplomatik akıntılarının kanallarının dışında ve Doğu'daki temsil görevlerinin ilgilerinden ve araştırmalarından uzakta, kitap, Yazar'ın oradaki ikameti boyunca kendisine emsalsiz bir tazelenme sağlayan, eğlenceli hobisini oluşturan rahatlamayı aktarmayı amaçlar.
Eğer mizahın özünü, ölçüsüz ve kendine has evreleri içinde insan doğasının ters yüz olması olarak görüyorsanız, bu deneyimdeki talihsizlikler, size mebzul miktarda mizah kaynağı sunacak. Bu sayfalarda, ressamın yardımıyla betimlenmeye çalışılan da, işte bu tuhaf şartlar altındaki o insan doğasının gözleminin, Yazar'ın kendi duyu ve çağrışımlarını nasıl etkilediğini ortaya koyabilmek. Fakat unutulmamalıdır ki, bir Amerikalıya gülünç, acayip ve garip görülen bir şey, bir Osmanlı, bir Rum, bir Ermeni, bir Bulgar veya Şark halklarından herhangi birinin üyesine öyle gelmeyebilir.
Konstantinopolis [İstanbul], Osmanlı İmparatorluğu'nun payitahtıdır. Muazzam boyutlarda bir imparatorluktur bu. Kentse, merkezi hükümetin makam-ı saltanatı. Halkı her ırk ve milliyetten gelir. Yetmiş küsur diyalekt konuşulur. Bileşimi, dünyanın tüm diğer başkentlerini geride bırakacak karmaşıklıktadır.
Hamsin Yortusu'nda Kutsal Ruh bu envai çeşit ırklar üzerine akar. Bu milletler, vaktiyle Romalı ve Bizanslı hükümdarların tebaasıydılar. Bu başkent, nabız atışları her üç kıtada hissedilen İslam dininin koruyucu meleğiydi, hala da öyledir. Bugünlerde, Zanzibar'dan Kongo'nun deltalarına, Atlas Dağları'ndan Ümit Burnu'na varıncaya dek, Afrika'nın keşfedilmekte olan en ücra köşelerinde bile, bu dinin nabzı atıyor. Bu din, İbranilerin yeryüzündeki dolaşmalarını ve kaderlerini etkilemiştir, hala da etkilemektedir. Filistin'deki hükümranlığı kadar, imparatorluktaki kiliseler üzerindeki denetimi dolayısıyla, Hıristiyanlıkla da pek çok ilişkisi vardır.