| Yazar | : | Doç. Dr. Aydın Köksal |
| Yayın Tarihi | : | 1981 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 126 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Türk Dil Kurumu |
Yirminci yüzyılda insanlığa büyük olanaklar sağlayan birkaç büyük atılım gerçekleştirildi: Çekirdek gücünün denetim altına alınması, bilgisayarın ortaya çıkışı, uzayın insanlığa açılması. Bilgisayarın hemen tüm alanlarda kullanım olanağı bulması ve bilişim teknikbiliminin gelişmesi bunların içerisinde, insan toplumunun yaşam biçimini damgalayacak boyutlarda önemli olanıdır. Bilişim teknikbiliminin ekonomi, üretim, genel olarak teknikbilim, bilim, kamu yönetimi, eğitim, iletişim, dil vb. toplumsal kurumların her biriyle etkileşimlerini incelemek, bu teknikbilimin yeni bir toplumsal yaşam biçimi oluşturma yolundaki önemli yerini göstermek için yeterlidir. Nitekim insan toplumunun tarım toplumundan yapım toplumuna dönüşmesine yol açan kol gücü yerine makinelerden yararlanma olanağı gibi, düşünce gücünün ya da doğru ve yerinde karar verme gücünün makinelerle desteklenmesi de yapım toplumunu, kısaca bilişim toplumu diye adlandırılan yapım-ötesi topluma dönüştürmektedir. Bilgiye, gereksenen yerde, işe yarayacak kısa sürede erişebilme olanağı ve üretim süreçlerinin özdevimlileşmesi, çağımızda bireyleri de, örgütleri de, toplumları da ikinci yapın devrimi adı verilen bir devrim sürecinde, yeni bir düzene göre değiştirmektedir.
İnsanlık ikinci bir teknikbilimsel devrimle bilişim toplumu aşamasına girerken, birinci devrimini daha tamamlayamamış, yapım toplumu aşamasına ulaşabilmek amacıyla toplumsal dönüşüm sancıları içerisinde bocalayan gelişmekte olan toplumların durumunu kendi koşulları içerisinde düşünmek, ayrıca değerlendirmek gerekir. Bu konu birçok kez tartışılmıştır. Ortaya çıkan sonuç şudur ki, bilgisayar gücünü ve bilişim teknikbilimini de, tüm öteki araçlar ve olanaklar gibi, belirli bir siyasa çizgisinde, gelişmekte olan toplumumuzun sorunlarını artırıcı değil, çözücü yönde kullanmak olanaklıdır. Bunun için insanlığın kazandığı deneyimi olduğu gibi yeniden yaşamak yerine, en ileri teknikbilimsel yaklaşımlardan ve araçlardan yola çıkarak…