| Yazar | : | Said N. Duhani |
| İsbn | : | 975-7512-15-x |
| Yayın Tarihi | : | 1990 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 132 |
| Ölçü | : | 16 x 23 cm |
| Yayınevi | : | Çelik Gülersoy Vakfı |
Sayın S. Duhanı'nin Beyoğlu'nu anlatan her iki kitabı, herhangi bir özel amaçla değil, 1940'larda, yani kaleminin en verimli yıllarında, kendisinin doğal bir ihtiyacıyla kaleme aldığı anılarıdır. Gördüğü ve tam içinde yaşadığı bir ortama ait bildiklerinin, kıvrak bir kalemle aktarılmasıdır.
Duhani, bunları yazarken, vefatından bile çok sonraları, 1980'ler ortasında özenti bir imar hamlesi ile kendisini gösterecek olan yapay ve yapmacık bir "Pera özentiliği" akımını tabii hiç tahmin etmeden, ne biliyorsa onları kağıda dökmüştür. O yüzden hiç bir şekilde, 1980'ler ve 1990'lardaki anlamıyla bir "Pera sevdalısı" sayılamaz. O bir sevdalı değil, bir Pera'lı idi.
Ama aynı şekilde, bu özentiliğe tepki olarak ortaya çıkan bir kitabın ve aynı paraleldeki birkaç gazeteci makalesinin gündeme getirdiği yeni ve tuhaf bir teze de, yani "Beyoğlu dediğin, batakhane bir yerdi" şeklindeki bir iddiaya da aynı şekilde yabancı düşer. Çünkü Said Bey, böyle tuhaf bir antitezin doğacağını da bilmeden yaşamış ve yazmıştır.
Onun yazdıkları, 1860'lardan sonra kıvamına varmış olan bir istanbul semtinin, ne kadar kaliteli ve üst düzeyde bir dokuya sahip olduğunu, yeterince ve spontane bir şekilde ortaya koyar.
Özetle, bir takım özentiler ya da tepkiler ve yeni-yeni yorumlar yerine, Duhaninin her iki kitabı, 1860'lar - 1920'ler arası Beyoğlu'su için, ilk elden ve bilimsel anlamıyla bir kaynaktır. Başka bir deyişle, yeni ve sürrealist bir tablo değildir, devrinde çekilmiş, renkli bir fotoğraftır.