Beyoğlu'nda 6 Yapı 6 Öykü 1969-2018
| Yazar | : | Dr. M. Sinan Genim |
| İsbn | : | 9786056750342 |
| Yayın Tarihi | : | Mart, 2018 |
| Sayfa Sayısı | : | 51 |
| Ölçü | : | 24,5 x 30 cm |
Sanat tarihi doktorası yapmış bir mimar olduğu için İstanbul'a, dolayısıyla İstanbul'da en özlü ifadesini bulmuş olan Türk kültürüne daha geniş bir açıdan bakabilen M. Sinan Genim'in doğma büyüme İstanbullu olduğunu da unutmamak gerekir. Yazdıklarının ağırlıklı olarak İstanbul hakkında olması, onun bir "korumacı" olarak sorumluluk üstlendiği ve bir borç ödeme gayreti içinde olduğu anlamına gelmektedir. Kurucularından olduğu ve uzun yıllar Yönetim Kurulu başkanlığını yaptığı, kısaca TAÇ Vakfı diye anılan Türkiye Anıt Çevre Turizm Değerlerini Koruma Vakfı'ndaki verimli çalışmaları hatırlatmakla yetiniyorum.
Bu önsözü yazmadan önce, M. Sinan Genim'in bildiğim makale ve kitapları dışında neler yazdığını merak ederek dostları tarafından 60 yaşına girmesi vesilesiyle hazırlanan ve 2005 yılında yayımlanan iki ciltlik Armağan'a baktım. Aziz mimarın ne kadar sevildiğini ve çevresinin ne kadar geniş olduğunu gösteren bu kitaptaki "iş"ler ve "yayınlar" listesi hakikaten göz kamaştırıcıdır. Kütüphanemde, kolayca ulaşabileceğim raflarda muhafaza ettiğim kitapları bile Genim'in çalışkanlığı ve zengin bilgi birikimi hakkında fikir vermeye yeter. Özellikle dört ciltten oluşan muhteşem Konstantiniyye'den İstanbul'a (2006-2012).
M. Sinan Genim, iki cildini Anadolu yakasına, iki cildini de Rumeli yakasına tahsis ettiği Konstantiniyye'den İstanbul'a1 da İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Suna ve inan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu ve bazı özel koleksiyonlardan derlediği yüzlerce fotoğrafı bir araya getirmiştir. XIX. yüzyıl ortalarından XX. yüzyıl başlarına kadar çekilmiş fotoğraflardan oluşan bu "muhalled" albümde, Abdülhak Şinasi Hisar'ın "Boğaziçi Medeniyeti" dediği, Osmanlı devri zevkini, şehir estetiğini, inceliğini ve yaşama kültürünün zenginliğini yansıtan yüzlerce fotoğraf, İstanbul'un geçmişine harika pencereler açıyor. "İki sahil boyunca" sıralanmış zarif yalılar, köşkler, sultan sarayları, camiler, mescitler, iskeleler, günlük hayat sahneleri... Fotoğraftan fotoğrafa geçerken bu fotoğraflardaki manzaraların bugünkü halini düşünerek ister istemez İstanbul'un nereden nereye geldiğini ve neleri kaybettiğini açık seçik görüyoruz.