Beyoğlu Yapılar, Mekânlar, İnsanlar (1831-1923)
| Yazar | : | Turan Akıncı |
| İsbn | : | 9789751417794 |
| Yayın Tarihi | : | Eylül, 2018 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 511 |
| Ölçü | : | 16 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Remzi Kitabevi |
Beyoğlu, ülkenin daima sosyo ekonomisine bağlı kaldı ve zaman içinde yaşanan siyasi istikrarsızlıklar, ekonomik çalkantılar bu caddeyi etkiledi. Cadde, ortalama yirmi yılda bir kriz yaşadı, sonra da tekrar geleneksel çizgisine ulaştı.
Beyoğlu’nun gelişmesinde ilk büyük etmen 1854 yılındaki Kırım Savaşı’dır. Savaş nedeniyle İstanbul’a gelen Ingiliz, Fransız ve İtalyan askerler uzunca bir süre İstanbul’da kaldılar. Onların yaşam tarzı Beyoğlu’nda çok şeyin başlangıcı oldu.
Kırım Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti, tahvil satarak Avrupa’ya borçlandı ve alınan bu borçlarla başta İstanbul Boğazı olmak üzere, Göztepe, Erenköy, Büyükada, Çamlıca ve Bağlarbaşı’nda üç yüze yakın saray, köşk ve kasır inşa edildi. Bu yapıların döşenmesi için tüm malzemeler ithal edildi. Ayrıca bu dönemde yap işlet devret kapsamında Karaköy Tüneli, Karaköy - Şişli tramvayı, Galata Rıhtımı, şehrin gazla aydınlatılması, Bağdat demiryolları gibi alt yapı projelerine başlandı. Avrupa’dan çok sayıda ticaret adamı, sanayici, borsacı, banker, teknik adam ve mühendis çabuk para kazanmak için İstanbul’a göçtü. Levantenler Osmanlı’da bulunmayan ürünleri İstanbul’da pazarlamak için Galata ve Beyoğlu’na yerleştiler. O dönemde Beyoğlu’na 12 bin Levanten’in göç ettiği bilinmektedir. Levantenlerin gelenekleri Beyoğlu’ndaki yaşamı etkiledi ve caddede lokantalar, birahaneler, operalar, tiyatrolar, mağazalar açıldı.
Osmanlı Devleti’nde ilk belediye 1858 yılında Beyoğlu’nda kuruldu ve İstanbul’un diğer semtlerinde görülmeyen bir gelişme sağlandı. Beyoğlu temiz ve düzenli caddeleri, sokakları, kaldırımları ve belediye bahçeleri ile İstanbul’un diğer semtlerine fark attı. Beyoğlu artık Osmanlı’nın Batı’ya açılan penceresiydi...