| Yayın Tarihi | : | Aralık, 1986 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 40 |
| Ölçü | : | 20 x 27,5 cm |
| Yayınevi | : | Şafak Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. |
Ara seçim sonrası konuşulan DYP ve onun manevi lideri Süleyman Demirel'in geçtiğimiz aydan beri büründükleri suskunluk devam ederken, siyasetin odak noktası birdenbire değişiverdi.
Bu suskunluk erimeye yüz tutmuş HDP teşkilatının milletvekilleri ile birlikte DYP'ye katılmasını sağlama temaslarına bağlanıyordu. Ancak olaylar bunun tersi yönde gelişti ve HDP ANAP'a katıldı. Diğer taraftan VAP'ın yalnız teşkilat olarak DYP'ye katılma karan alması ise, çok şaşırtıcı bir başka sonuç olarak ortaya çıktı.
HDP'nin ANAP'a katılması birçok tartışma ve yorumları beraberinde getirirken, katılmanın ANAP Küçük Kongresi'nden sonra gerçekleşmesi ile HDP'nin katılması sonucu ANAP mahalli teşkilat liderlerinden çıkacak olumsuz sesler önlenerek birlik sağlanmış oldu. Küçük Kongre'de ise Özal'ın teşkilat ve Bakanlar Kurulu arasında arabulucu görünümüne bürünerek, gerek teşkilata ve gerekse bakanlarına dengeli davranması, öteden beri beklenen hükümet bünyesindeki köklü bir değişikliği, bazı gelişmeler sonrası gerçekleştirebilecek güçte olduğunu gösteriyordu. Özal'ın hem teşkilatına ve hem de bakanlarına karşı güçlü olduğunu hissettirmesi bütçe sonrasında hükümet üyeleri arasında yapacağı değişikliklerde yine yalnız başına ve kimi dar kadrolarla karar vereceğinin işareti olarak kabul edildi. Özellikle Özal'a ve uyguladığı politikalara eleştiride bulunan Mehmet Yazar'ın büyük ümitlerle kurduğu partisini kapatarak Özal'a katılması, Özal'ın iki partili sisteme gitmeyi sağlayacak bir politika güttüğünü ortaya koyuyordu.