| Yazar | : | Besim F. Dellaloğlu |
| İsbn | : | 9789944989879 |
| Yayın Tarihi | : | Eylül, 2008 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 262 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Versus Kitap |
| Bahsi Geçen | : | Besim Dellaloğlu |
"Kimi yazarlar vardır, bize bıraktıkları taslakları, bitmemiş çalışmaları, en sıradan görünüşlü karalamaları bile değerlidir, yapıtlarının bütünü ya da oluş süreci içinde anlamlıdır. Kusurlu ya da yarıda kalmış yapıtlarıyla okuru soğutmazlar kendilerin-den, daha çok çekerler. Düşüncenin bin bir türlü devinimi görülür bu satırlarda, zihnin, imgelemin açılım, atılımlarına tanık olunur. Yazarın öbür yapıtlarını düşünür kişi, giderek yazının tümünü; beslenir, zenginleşir." i
Çok doğru söyler Oğuz Demiralp. Bazılarının kusurları da sevilir. Hatta bazıları kusurlu oldukları için sevilir. Orhan Koçak'ın dediği gibi, "zaaftan türetilmeyen hiçbir kuvvet, sanatçı için kuvvet değildir" aslında. Belki de kişi kendi kusuruyla da barışmak ister böylece. Barışabilir mi? Bilinmez. Ama en azından dener. Cüret eder. Bu tür yazarlarda insan
1- Oğuz Demiralp, Kutup Noktası: Ahmet Hamdi Tanpınar Üzerine Eleştirel Bir Deneme,
kendini bulur. Daha doğrusu kendini arar. Büyük yazar belki de kendiliği mümkün olduğunca çoğul bir ötekiliğe dönüştürebilendir. Böylece herkes onda, orada kendine alt bir şey bulabilir. Öteki berikidir. Beriki ötekidir. Kalp kalbe karşıdır. Oğuz Demiralp'in Ahmet Hamdi Tanpınar için yazdıkları O'nun için dahi geçerlidir. Edebiyat belki de bu yüzden bu kadar değerlidir. En kişisel olanın aslında, aynı zamanda, en genel olabilmesi. İnsana, bir başkasında kendini işaret etmesi. İnsana tüm ötekilerle ortak bir hayatı paylaştığını hatırlatabilmesi. Empati bir lütuf değildir. Hiçbir zaman da olmamıştır. Empati öncelikle öznesi için elzemdir. Hakiki bir ötekini anlama çabası, kendiliğin söylemselliğine değer. Kendinden biraz da olsun geçmeye, vazgeçmeye gönüllü olmayan ötekini anlayamaz. Bunun farkında olmak ise, hakiki bir özne oluş imkanının temelidir. "Güç zayıflıktadır," yani. Aziz Pavlus'un "Düşüncesinin öznelliği daralarak, özgül bir farklılığa dönüşmüştü. Zihninin isteksizlik unsuru, bunun biricikliği, geleneksel felsefi yöntemler açısından tesadüfi, geçici ve tamamen hükümsüz sayılabilecek bu reddedişteki öznellik, onda zorunluluk olarak ortaya çıkıyordu. 'Bilginin içinde en bireysel olan, en genel alandır' tümcesi adeta onun için yazı lmıştır."