İlk kitabımda anamnez alma tekniklerine değinirken iletişimin önemini belirtmiş ve bazı örnekler vermiştim. Gelen olumlu tepkiler beni sadece hekim-hasta iletişimi ağırlıklı bir ikinci kitap yazmaya itti. Bu kitabımda da daha iyi anlaşılması ve daha rahat okunabilmesi için güncel konuşma dilini tercih ettim. İyi iletişim, hasta-hekim arasında iki yönlü anlayış ve yardımlaşmaya dayanan güvenli bağ kurulmasını sağlar. İletişim hasta hekimle karşılaşmadan önce başlar, anamnez, tanı koyma, tedavi ve hatta tedavi sonrası da devam eder. Bu safhaların herhangi birinde bir iletişim bozukluğu olursa hasta hekim ilişkisi de negatif yönde etkilenecek ve aralarında mutlaka ve mutlaka bulunması gereken güven duygusu kaybolacaktır. Güven duygusu sarsıldığında hekim hastasını yönlendirme, ikna etme ve hatta tedavi şansını kısacası hastasını kaybedecektir. Hasta, daha iyi iletişim kurabileceği başka bir hekim arayacak veya şifayı tıp dışı alternatiflerde bulmaya çalışacaktır.
İyi ve doğru bir iletişim kurmak işlerinize kolaylık kazandırır. Hekimlik yapıyorsanız öncelikle hastadan bilgi edinmek isteyeceksiniz; sonra hastanızı bilgilendireceksiniz ve onun sizi anlayabilmesini istekleriniz doğrultusunda davranmasını sağlayacaksınız. Bu her üç durumda da iletişim eksikliği ya da kopukluğu yanlış anlaşılmalara ve dolayısıyla birçok soruna yol açar. Bu basamaklardan herhangi birinde çıkacak sorun güvenli hasta hekim iletişiminin sonu olacaktır.
Bu kitabın ilk bölümde öncelikle iletişim metodları, ikinci bölümünde ve bu metodlarm tıbta nasıl uygulanması gerektiğini örnekler vererek açıklamaya çalıştım...