| Yazar | : | Halit Çapın |
| Yayın Tarihi | : | Eylül, 1994 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 127 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Parantez Yayınları |
İSTANBUL'U SATANLAR...
İmdi söyleyeceğim lafı okuduktan sonra bazılarınız belki de "Tühhh rezil!" deyip üstüme sümküreceksiniz... Bazılarınızın "Ohha ayı!" dediklerini duyar gibiyim... Olsun! Olsunlarım
olsun!..
Sıkı durun; ben biraz eskilerde İstanbul'u satan bir pezevenktim. Yanlış okumadınız.
Ben Halit Çapın, yurtiçinde, yurtdışında, ama her yerde ücretsiz, komisyonsuz İstanbul'u satan bir adamdım... Boyuna bosuna, bacağına baldırına, yanağına gerdanına destanlar yazaraktan... Önüme gelene onun için methiyeler düzerekten... Ona dair şiirler, şarkılar okuyaraktan... İtirafımdır, ben bir geçmiş zamanlar İstanbul'u satan bir pezevenk idim...
Günümüzü sorarsanız şimdilerde İstanbul'u başka pezevenkler satıyor; parayı götürmek için. Hemi de iliğini kemiğini kurutmacasına... Berbat hallere düşürmecesine... Etraflarda bey, beyefendi kılığında dolaşan hırsız pezevenkler satıyorlar İstanbul'u ümüğünü sıkaraktan... En güzel yerlerini parselleyerekten... .
O, İstanbul'u önlerine gelenlere acımasız bir şekilde peşkeş çeken pezevenkler, yaniyam asıl çöplükler bir yiğit yönetime toslayıp tek tek patlamaya başlasalar, bayramlarca bayram edeceğim... Ama görünürde ne bir ses, ne bir nefes...
İnsan kılığında tebdil-i kıyafet o kadar pislik, çöplük var ki bizim kentte, akıllara seza...
Bir patlamaya başlasa pezevenkler, ya da onları patlatacak adam gibi adamlar olsa, amuda kalkacağım. Anca bu gidişle benim hiç amuda kalkabileceğim yok...
Giderek büyüyor, semiriyor pezevenkler... O kadar çok çalıp çırpıyor, semiriyorlar ki, para gücüne dayanıp, saygın kişi bile oluyorlar... Ve sonunda rezilliğin ortasına düşmüş bizler patlıyoruz kahırdan... .
Bakın bugünlerde, aynı diğer günlerde olduğunca bir yerlerde yine İstanbul'un haracı yeniliyor...