| Yazar | : | Celal Bayar |
| Yayın Tarihi | : | 1997 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 253 |
| Ölçü | : | 14 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Sabah Kitapları |
(5. Ciltten Devam)
....................................
O kadar meşgul idik ki, toplantıdan saat iki veya üçte ayrıldığımız zaman, bu gece erken çıktık diyorduk. Çünkü sabahı bulmak mutad halini almıştı. Bu kesif iş arasında bunaldığımız, endişeye kapıldığımız zamanlar da olurdu. Birkaç misal vereyim: Mesela, İtilaf Devletleri'nin inatları kırılmamıştı. Memleketimizi parçalamak için planlarını azimle yürütüyorlardı. Padişahın 'inzibat' kuvvetleri aleyhimizde faaliyete geçmişlerdi. Asiler, yer yer isyan çıkarmışlar, Ankara çevresine kadar sokulmuşlar, merkezi tehdit ediyorlardı. Yunanlılar harekete geçmişler, istila sahasını kendi hesaplarına genişleterek ilerliyorlardı.
"Elimizde yeter derecede kuvvet yoktu. Şunu da söylemeliyim ki: Çok zaman boş olan maliye hazinesinin en varlıklı zamanımız da mevcudu iki yüz bin lirayı geçmiyordu.
"Bu kötü durum karşısında selamet yolunu bulmamız, emin olmamız lazımdı. O halde ne yapmalıydık? İşte bu düşünce ile Çankaya'ya gelir, sizi bulur, sabaha kadar konuşurduk.
"Yeni beliren gün ışığı altında Çankaya yokuşundan şehre doğru inerken her endişeden sıyrılmış bir halde kendi kendimize, 'Adam sen de, bunlar da mesele mi? Yalnız başımıza hepsini hallederiz,' derdik. Bu inanç sizden aldığımız manevi kuvvetti. Hadiseleri tahlil, kuvvetinizin bize ilhamı idi. Üstün görüşlü lider olmanızın neticesi idi. Bence sizin bu vasfınız, diğer meziyetlerinizin' başından gelir," dedim ve sustum. İçimden gelen bu samimi ve gerçek sözlerim, çelik gibi sağlam bir iradeye sahip olan büyük adamın tevazu duygusuna dokunmuş olmalı ki hafif bir sesle ve çekingen bir eda ile sordu:
- Bunları yazdınız mı?
- Hayır.
- Rica ederim, yazınız.
.....................................
(Devamı 7. Ciltte)