| Yazar | : | Celal Bayar |
| İsbn | : | 9755790160 |
| Yayın Tarihi | : | 1997 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 259 |
| Ölçü | : | 14 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Sabah Kitapları |
(3. Ciltten Devam)
...........................................
"Açılacağını ilan ettiğiniz birinci Büyük Millet Meclisi'ne katılmak üzere İstanbul Osmanlı Mebusan Meclisi'nden Ankara'ya gelirken ailemi görmek için Bursa'ya deniz yolu ile geçmek benim için tehlikeli idi, çünkü bütün vasıtalar İtilaf Devletleri'nin kontrolü altında bulunuyordu. İzmit'i de İstanbul gibi işgal etmişlerdi. Bu sebeple, Adapazarı, Bilecik üzerinden uzun bir kara yolculuğuna katlanarak Bursa'ya geldiğim zaman o günün İstanbul gazeteleri halkın elinde okunuyordu. Gazeteler, İtilaf Devletleri'nin ve İstanbul Hükümeti'nin zoru ile olacak, padişahın fermanını, meşihatın fetvasını büyük harflerle ilan ediyorlardı. Ferman ve fetvada 'Kuva-yı Milliyecileri öldürmek vaciptir' denilerek güya şeriat namına vatandaşlar kıtale, birbirini öldürmeye sürükleniyordu.
"İşte bu hava içinde Çekirge semtinde oturan ailemin yanına gelmiştim. Beş on dakika geçer geçmez kapı çalındı. Yüzünü göremediğim birisi bir kâğıt uzattı ve savuştu. Bu, telgrafhaneden gönderilmiş, servis adı verilen Ankara mahreçli telgraftı. 'Heyet-i Temsiliye namına Mustafa Kemal' imzasını taşıyordu. Bana doğrudan doğruya 'Karacabey, Kirmastı (Kemal Paşa) istikametinden Bursa üzerine yürümekte olan Anzavur'un, mahalli Müdafa-yı Hukuk Cemiyeti ile işbirliği yaparak savletini defediniz' emrini veriyordunuz.
"Sizinle muhaberemiz bu telgrafla başlar. Ben ve ailem bu dikkate, aynı zamanda sürate hayran olmuştuk.
"İlk karşılaşmamız Ankara'da birinci Büyük Millet Meclisi'nin riyaset odasında olmuştu. Kapıdan girince sizi büyük yazı masasının başında gördüm. Çok sakin ve vakur idiniz. Geniş odanın iki tarafına sıralanmış sandalyelerde milletvekilleri oturuyorlar, görüşülen meseleyi ilgi ile dinliyorlardı.
........................................
(Devamı 5. Ciltte)