| Yazar | : | Cankut Şamlı |
| Yayın Tarihi | : | Nisan, 1990 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 155 |
| Ölçü | : | 12 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Özgür Yayın Dağıtım |
Kapakta gördüğünüz bilet benim biletim. Ben bir sinema seyircisiyim, sizin gibi. Sinema ile ilişkim bir bilet seviyesinde. Sizden tek farkım, filmi izledikten sonra onun hakkında içimden gelen bir şeyleri yazmak. Yazdıklarım da genel olarak insanların film çıkışlarında aralarında konuştukları şeyler... Biz sinema seyircisiyiz, filmler üzerine söylenen büyük laflar bizi ilgilendirmez. Salonun ter kokmaması, arkadakinin ayağıma çarpmaması, yanındakinin film izlerken mısır bilmemesi yememesi bizi ilgilendirir...
Sinema yazarı olarak yapmaya çalıştığım tek şey filmi izleyenlere kendimce filmin havasını yansıtacak profesyonel olmayan bilgiler vermek. Bir gazete okuyucusunun gözünü yakalamayı amaçlayan anlatım çabası, belki biraz da üslup denemeleri.
Gazetelerde Pazartesi günleri maç sonrasında spor yazarlarının yazılarını fark etmişsinizdir. Maç oynanmış bitmiş, ama maçı seyreden seyirciler ertesi gün illa eski futbolcu yazarların ne yazdıklarını okumak istiyorlar. Kendi gördükleri maçı bir de onlar nasıl anlatmış, konuya nereden girmiş, nasıl yaklaşmış diye. Benim de yazılarımda vermek istediğim bu. Seyrettiğim bir filmden bana arda kalan ne? Yoksa yaygın terimi ile film eleştirmenliği yapmak değil. Zaten film eleştirmek ne demek. Sinema işkolunda şu veya bu işi yapan insanlar bir araya gelip kendilerince tamamen haklı nedenlerle ortaya bir film çıkartıyorlar. Emek, sermaye, piyasa koşullan, teknik şartlar gibi bir sürü faktör gözönüne alınarak bir ürün meydana geliyor. Bütün bu şartların haricinde bir adam önüne bir kâğıt, eline bir kalem alacak ve filmi yargılayacak, üstelik bir de başkalarını etkileyecek. Burada bir adaletsizlik var. Bu iş bu kadar ucuz olmamalı. Filmlerin bu şekilde harcanmasına karşıyım, onun için "Aslında ben hiç bir filmin aleyhine yazmam."
Elinizdeki kitabı oluşturan yazıların yayınlanmasında, Dünya gazetesi sanat sayfasında bana imkân veren Faruk Şüyün'a, yıllar önce bana yazın dünyasını sevdiren Doğan Hızlan ve Yaşar Tıksavaş'a, grafiker Bülent Engez'e, yazılarımın ilk eleştirmeni sevgili eşim Lale'ye teşekkür ederim.
Ben de "Aslında "sizin gibi sinemayı seven bir film seyircisiyim.