| Yazar | : | Nurullah Berk |
| Yayın Tarihi | : | 1951 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 38 |
| Ölçü | : | 24 x 33 cm |
| Yayınevi | : | Milli Eğitim Bakanlığı |
Adriyatik denizinde, Venedik körfezi ortasında, suların toprağa oyduğu dar, girintili çıkıntılı kanallarla birbirinden ayrılan bir sürü adacık üstüne kurulu, garip, dünyada eşine rastlanmayan bir şehir yaşar, Venedik, İtalyanların Venezia'sı. Sokaksız, meydansız, ağaçsız, gürültüsüz bu şehirde mahalleler birbirine irili ufaklı yüzlerce köprü ile bağlıdır. Köprülerin altından evlerin temelini yalayarak akan kâh berrak, kâh bulanık, çamurlu sular geçer. Hemen hemen bütün sokakları kanal olan bu şehirde nakil vasıtaları motorlarla şekilleri değişmeyen tarihi Venedik gondolleridir. Gondoller, tek küreklerinin hışırtısını duyurtmadan, sessiz, kayarlar. Gece, çarpışmamak için birbirine haykıran gondolcuların bağrışmaları yükselir. Bugünün Venedik'i tarihin Venedik'ini devam ettirmek için geleneklerine sadik, aynı ağır ve romantik tempo ile yaşar.
Ansiklopedilere baktığımız zaman şu malumatı toplarız: "Venedik, 15 inci yüzyılda parlamaya başladı ve uzun müddet Avrupa ticaretinin merkezi oldu. Kudretli, zengin bir tüccar sınıfının yükselttiği mermer sarayları, çan kuleleri, abideleri, kilise ve çeşmeleri ile Venedik, kısa bir zaman içinde, "Adriyatik'in incisi" namını aldı. Venedik'in haşmeti, 14 üncü yüzyıldan 18 inciye kadar devam ederek sonunda bir zevk ve eğlence şehri oldu.
Bizi bu kitapta ilgilendiren Venedik, 15. ve 16. yüzyıllar Venedik'i; Jacopo, Gentile ve Giovanni Bellini'nin Venedik'idir. O zamanlar Venedik bugün gururlandığı belli başlı abidelere sahip idi: San-Marco meydanının iki tarafında yükselen binalarla meşhur çan kulesi, Bizans üslubunda yapılı San-Marco kilisesi, Dojlar Sarayı, büyük kanalın iki sahilini birbirine bağlayan köprülerle doksana kadar irili ufaklı kilise.
Venedik, Bellini'ler zamanında İtalya ticaret hayatının en hareketli merkezi idi. İpekli kumaş ve dokuma tezgâhları, renkli cam atölyeleri ile şöhret bulan bu şehir, 15. ve 16. yüzyıllarda Avrupa'nın Bizans ve şark ülkeleri ile temasını sağlayan en büyük liman idi.