| Yazar | : | Vahdet Gültekin |
| İsbn | : | 976763995x |
| Yayın Tarihi | : | Ocak, 2001 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 177 |
| Ölçü | : | 10,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Kastaş Yayınları |
Beethoven'in başarısı yalnız sanatkâr olarak değil, insan olarak da çok büyüktür. Çocukluğunda babasının baskısı altında zorla çalıştı; otuz yaşından sonra sağırlığının verdiği eksiklik duygusu içinde yaşadı; sevdi, sevilmedi; evlenmek, çocuk sahibi olmak istedi, ömrünün sonuna kadar bekâr kaldı; tanındı, alkışlandı, gene de para sıkıntısından kurtulmadı Bütün bu yoksunluklar içinde yılmadan çalıştı; çektiği acıyı dışarı vurmamak için insani1stü bir çaba harcadı. Gösterdiği bu güçlülük onu bir insan olarak yükselttiği gibi sanatını da yüceltti. Eserlerinde, çektiği acıları değil, bunları ye-nen gücü dile getirdi. Bu güç, bu güçlülük onun eserlerinde bir çağlayan gibi coşar, taşar, çağıldar.
Beethoven'in eserleri sanatın zaferiyse, kendisi insan gücünün güçsüzlükler üzerindeki zaferidir.
Meraklı bir yolcu bugünkü Belçika' da Brüksel'i Anvers' e bağlayan demiryolu üzerinde Malines'de inip kır yollarına sapacak olursa oralardaki küçük, büyük çeşitli köyde Beethoven adını birçok levhalarda görebilir: Beethoven Aşevi, Beethoven Kahvesi, Beethoven Hanı, Oteli, Moteli... Gerçekten, Flandra bölgesinin bu şirin köylerinde, iki yüz yıla yakın bir zamandan beri, herkes Beethoven'lerin hemşerisi olmakla kıvanç duyar.
"Beethoven" Flaman dilinde "havuçtarlası" demektir. Van Beethoven'ler (Havuçtarlalılar) bugünkü Malines'in bulunduğu yerdeki Mechelen köyünde ufak bir çiftçi ailesiydi. Az buçuk bir toprakları vardı, onu ekip biçerler, kıt kanaat geçinirlerdi. Bütün yedikleri hemen her gün fasulye, bakla idi; pazardan pazara da salamura fıçısından çıkardıkları bir parça domuz etiyle kendilerine ziyafet çekerlerdi. Patates o günlerde daha bilinmiyordu.
Van Beethoven'lerden biri bu yavan yaşayıştan bıkmış olacak ki bir gün heybesini sırtına vurup başını alıyor, kuzeye doğru yola koyuluyor. Onu 1650'de Anwerpen'e (Anvers) yerleşmiş buluyoruz. Köyünü arkasında bırakıp şehre inen bu acar delikanlının orada ne işle uğraştığını bilmiyoruz. Yalnız, onun oğlu Wilhelm van Beethoven, şarapçılık ta hayli ilerlemiş, şehrin varlıklı kişilerin arasına karışmıştı.