| Yazar | : | Vefa Zat |
| İsbn | : | 9786051110547 |
| Yayın Tarihi | : | Şubat, 2009 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 238 |
| Ölçü | : | 14 x 23 cm |
| Yayınevi | : | Doğan Kitap |
Ünlü Fransız şairi Alphonse de Lamartine'in o anlamlı "Göl" şiirinin Orhan Veli tarafından Türkçemize kazandırılan mısraları arasında gezinirken, aklıma değerli büyüğüm Ali Sirmen Bey geldi. Kendisiyle kadeh kaldırdığımız her rakı sofrasında ısrarla benden anılarımı yazmamı istiyordu. Anılarımı toplayacağım bu çalışmaya da "Barmen" başlığını uygun bulmuştu. Kendisine hep "Bir gün mutlaka" deyip durdum, ama bunu nasıl yapacağımı da bilemiyordum.
Anılarım hayatın farklı renklerinin bir bütünüydü. Hem benim özelim, hem de dostlarımın özeli vardı bu bütünlükte. Bu yüzden mahrem ile anonim arasındaki çizgiyi iyi tutturmak gerekiyordu. Bir yandan, barmen olarak "sırdaşlık" ettiğim o insanların mahremiyetini korumalı, olabildiğince ketum olmalıydım. Öte yandan, anılarıma -ve anılara- ihanet etmemeliydim.
İşte bu ikilemi nasıl çözeceğimi düşünürken elime servis tepsisini ilk kez aldığım günlere döndüm, zaman tünelinin oldukça loş, tozlu ve serince galerilerinden birinde buldum kendimi. Biraz ürktüm, irkildim. Sonra anılar film şeridi gibi akmaya başladı bütün benliğimde. Oysa "Bunlar çok gerilerde kaldı artık" diyordum, hiç deşmek istemiyordum... Ama ömrümün ahir döneminde yine karşıma çıktılar, yeniden onları yaşadım bütün sıcaklığıyla, bütün çıplaklığıyla…
Ve "Sürç-i lisan edersem affola" diyerek başladım söze...