| Yazar | : | Ergun Tamer |
| Yayın Tarihi | : | 1986 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 64 |
| Ölçü | : | 16,5 x 23 cm |
| Yayınevi | : | Özyürek Yayınları |
İstanbul'un en eski ve gelenekli semtlerinden biri olan Bakırköy'ün tarihinin Roma İmparatorluğu'na kadar gittiği, imparatorluğun Avrupa kesimini Bizantion'a bağlayan anayol Via Egnatia'nın üzerinde bulunduğu, o dönemde Hebdomon adıyla tanındığı bilinmektedir. Bizans'ın son dönemlerinde, bugünün Bakırköy'ü kimi kaynaklara göre "Makro Hori" (Uzun Köy), kimi kaynaklara göre "Makri Köy" (Uzak Köy) adıyla anılıyordu. Osmanlı döneminde de kullanılan Makriköy adı, Cumhuriyetin ilanından sonra, 1925'te yer adları Türkçeleştirilirken Bakırköy'e çevrilmiştir.
1989'a kadar sahip olduğu 275 km2'lik alanıyla İstanbul'un en büyük yüzölçümlü ilçelerinden olan ve o dönem batıda Çatalca, kuzeyde Eyüp ve Gaziosmanpaşa'yla komşu olan Bakırköy 1989 ve 1992 yerel seçimleri ile önce Küçükçekmece daha sonra Bahçelievler, Bağcılar ve Güngören ilçelerinin ayrılması ile hem nüfus, hem de alan olarak küçülmüştür.
İlçe sınırları kuzeyindeki E-5 Karayolu sınırı olup, Güngören ve Bahçelievler ilçeleri; güneyinde Marmara Denizi, doğusunda Çırpıcı deresi sınır olup, Zeytinburnu ilçesi, batısında ve kuzey-batısında ise Küçükçekmece ilçesi bulunmaktadır. Bu sınırlar içerisinde Bakırköy ilçesi 35 km2 alana kuruludur. Toplam 15 mahalleden oluşmaktadır. 1926'da ilçe olan Bakırköy'den; 1957'de Zeytinburnu (Fatih'in batı mahallelerini de alarak), 1987'de Küçükçekmece ayrılarak ilçe olmuştur. 1992'de Bağcılar, Bahçelievler, ve Güngören (Esenler 1994'te Bağcılar ve Güngören ilçelerinin bazı mahallelerinden oluşmuştur) Bakırköy'den; Avcılar ise Küçükçekmece'den ayrılarak ilçe olmuştur. İstanbul'un gelişmiş ve eski ilçelerinden biridir.
Bakırköy 4. yüzyılda, Büyük Konstantin döneminde saraylar, köşkler ve kiliselerle donanmış bir sayfiye yeriydi. Roma döneminde Antik Çağ'daki önemini koruduğu gibi, aynı zamanda askeri ve siyasi bir merkez olan "Hebdomon" adıyla anılmaktaydı. Roma döneminden sonra "Septimum/Jeptimun" adıyla anılan ve Bizans döneminde bir askeri merkez haline gelen yerleşim, sırasıyla Avar, Arap ve Bulgar saldırılarına uğradı ve yağmalandı. Sonraları 12. yüzyıldaki Konstantinopolis'in Latinlerce işgali sırasında büyük ölçüde yakılıp yıkıldı. Bizans'ın son dönemlerinde "Uzunköy" anlamına gelen "Makrohori" olarak adlandırılan yerleşim birimi, 14. yüzyılın ortalarında Osmanlıların eline geçince adı "Makriköy"e dönüştü. Yöreye Müslümanların yerleşmesi 17. yüzyılda gerçekleşti. II. Abdülhamid döneminde gelişen ve köşklerle donanan Makriköy, 19. yüzyıl sonlarından beri İstanbul'un bir ilçesi durumundaydı. Makriköy, 1925'te ulusal sınırlar içindeki yabancı kaynaklı adların değiştirilmesi sırasında "Bakırköy" adını almıştır. İlçe sınırları içinde bulunan Yeşilköy (Ayastefanos) 1877-1878'te Rus işgaline uğramış, 3 Mart 1878'de Ayastefanos Antlaşması da burada imzalanmıştır. Burada yaşanan bir diğer önemli tarihi olay ise, 31 Mart Olayı'nı bastırmak için Selanik'ten gelen Hareket Ordusu'nun 1909'da buraya gelerek II. Abdülhamit'in tahttan indirilmesi kararını almasıdır.