Baht-ı İstanbul Ebru ve Kat'ı Sergisi Bahtiyar Ebru Evi
| Yazar | : | Bahtiyar Hıraç |
| Yayın Tarihi | : | 2016 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 144 |
| Ölçü | : | 21 x 32 cm |
Ebrû sanatı bu estetik anlayış çerçevesinde şekillenir. Ebrû sanatında amaç, boyalı kağıt yapmak değil, ilahi güzelliğe ulaşmaktır.
Ebrû sanatı, mevcudatın sırrını yansıtan bir ayna gibidir. Özü su, özü toprak, özü insan... "Su hayatın sırrıdır" diye buyurmuştur Şeyhül Ekber. Yaratılışın sırrını taşır. O'nun sonsuz güzelliğinin ve sonsuz kudretinin simgesidir su. Suyla dolu ebrû teknesi Allah'ın sıfatlarının tecelli ettiği yerdir, kainatı temsil eder. Topraktan gelip yine toprağa dönecek olan insanoğlu ebrû'da kullanacağı boyaları topraktan derler. Renge bürünen toprak suyla can bulur. Tekneye bir damla düşer, o damla ile ebrû oluşur.
Kesretten vahdete bir yolculuktur ebrû sanatı. İnsanın dış dünyadan zihnen uzaklaşmasını sağlayarak içe döndürür. Rengarenk boyaların karışmasıyla yapılan eserlerin tekliği vahdeti, hiçbir eserin birbirine benzemiyor oluşu yaratılışta tekrarın olmadığını anlatır.
Ebrû sanatı gönül işidir. Gönüllü yok oluştur, benliğinden vazgeçiştir. İnsana teslimiyeti öğretir, sabrı öğretir. Çünkü ebrû sanatının her anı değişkendir, her anı farklıdır, her anı tecrübedir. Hiçbir an diğer bir anın aynısı değildir. Teslimiyet ve aşk olmazsa sabır gösteremez insan. Hiçbir sanat dalında sanatçı mutlak kudret sahibi değildir. Bu durum ebrû sanatında daha belirgindir. Ebrû sanatı, külli ve cüzi iradenin birleştiği bir sanattır. Sanatçı, cüzi iradesiyle boyaları su üzerine serper ancak nasıl bir şekil çıkacağını tam olarak bilemez. Sadece bir tahminde bulunabilir ve sonucu tevekkül ederek bekler. Hakk'tan gelene rıza göstererek yaptığı her eseri Hakk'ın bir lütfü olarak görür. Belirsizliğe teslim olmayı ve sabrı öğreten uzun bir yolculuktur ebrû.