| Yazar | : | Erdem Yücel |
| Yayın Tarihi | : | 1986 |
| Dil | : | Türkçe+İngilizce |
| Sayfa Sayısı | : | 48 |
| Ölçü | : | 23 x 27 cm |
| Yayınevi | : | Akbank |
1. BİZANS ÇAĞI AYASOFYASI
İstanbul'un en eski yapılarından biri olan Ayasofya'nın yer aldığı alan prehistorik çağlardan beri çeşitli yerleşmelere sahne olmuştur. Ancak Sarayburnu'ndan Sultanahmet'e kadar uzanan bu alandaki yerleşmenin başlangıcı bugün kesinlik kazanamamıştır. Yörede bilimsel alanda yapılan kazıların sayıca yok denilecek kadar az oluşu buradaki ilk yerleşmenin başlangıcıyla ilgili bilgilerin sınırlı olmasının başlıca nedenidir.
Tarihi çağlarda, Megaralıların Sarayburnu'na yerleştiği söylenmişse de bu iddia belge ve buluntularla kanıtlanarak kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber Anadolu'nun kuzey batısına has bir kültür varlığıyla ilgili izlere değinilmekten de geri kalınmamıştır.
Ayasofya Müzesi eski müdürlerinden Muzaffer Ramazanoğlu 1945 - 1950 yıllarında burada yaptığı kazılarda M.Ö XIII - XVIII. yüzyıllara tarihlenen frig seramikleri ile duvar kalıntılarına rastlamıştır. Ayasofya ve St. Eireni anıtının güneyinde yapılan sondajlarda ilk tabakanın Frig, duvar kalıntılarının da Boğazköy'de ortaya çıkan Frig duvarlarına teknik ve malzeme yönünden benzedikleri dikkati çekmiştir. Bunun altındaki tabakalarda ise arkaik çağın renkli, siyah figürlü seramiklerinin yanı sıra M.Ö 700 - 600 yıllarına tarihlenen İon üslubunda kabartma Pitos parçaları yörede M.Ö 2000 yıllarına inen yerleşmeler olduğunu kanıtlamaktadır.
Tarihi çağlardaki ilk yerleşmesinden kısaca söz etmeğe çalıştığımız bu yörede Megalo Eklisia (Büyük Kilise) diye isimlendirilen Bizans sanatının en ünlü anıtı yapılmıştır. V. yüzyılda Sophia denilen yapının bu isimdeki azizle hiç bir bağlantısı yoktur. Gerçekte mabet Hristiyan üçlemesinin ikinci unsuru Theia Sophia'ya adanmış, bu nedenle de St. Sophia veya Hagia Sophia isimleri ona yakıştırılmıştır. Gerçek Ayasofya sözcüğü ilahi Hikmet anlamında Hıristiyanlığın ana felsefesine göre Allah'ın üç sıfatından birini ifade ediyordu. Nitekim Ayasofya da çeşitli araştırmalarda bulunan Müzenin eski müdürlerinden Muzaffer Ramazanoğlu yaptığı kazılarda üzerlerinde ."Megalo Eklisia" damgası olan pek çok tuğlaya rastlamıştır...