Ayasofya Camii

Yazar : Dr. Phil. İlhan Akçay
Yayın Tarihi : 1968
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 115
Ölçü : 12,5 x 19 cm
Yayınevi : Hakses Neşriyatı

Ayasofya; bütün insanların sihirli güzelliği ile büyülendiği cami. Dünya mimarlarının en büyüklerinin elinin değdiği mabet; her asırda geçilmez olarak kabul edilen mimari harika. Yapı malzemesinde, putperestliğin en kutsal tapınaklarının sütunlarından başlayarak üç kıtanın hatıraları burada toplanmış eser... Kudüs'teki M.Ö. 9. asırdan beri, Süleyman Mabedinden sonra insanlığın gördüğü en muhteşem yapı yine Ayasofya idi. Yapıldıktan sonra da Hristiyan yazarların öğe öğe bitiremedikleri, geçilemez dedikleri, kubbesi gökte asılı diye tarif ettikleri hep Ayasofya'nın cazibesine kapılanların tasvirleri, sevgi nişaneleriydi. Aynı Hristiyan yazarları Osmanlı İmparatorluğu zamanında "Ayasofya çok güzel ama Süleymaniye bizlerin daha hoşuna gitti" veya "Doğrusu Sinan Süleymaniye'de O'nu geçtiği gibi, Sultanahmet Camisi de Ayasofya'dan güzel" gibi lafları işitmek artık olağan işlerden sayılıyordu. Ayasofya geçilmişti ve geçenler Türklerdi. Yeryüzünün kültürlü milletleri içinde yalnız bizim atalarımız Ayasofya'nın hayranlık uyandıran büyüklüğüyle uygun yapılar yapmış, onu geçmiş ve içten dıştan görünümü daha latif camiler yapmışlardı. Ama Ayasofya bir Fetih hatırasıydı. Osmanlılığın, Türklerin Avrupa'daki yerleşişinin nişanesi bulunuyordu. Bu sebeple tahta geçen her büyük Osmanlı Sultanı buraya bir şeyler vermeğe bakıyorlardı. Öylesine bir durum geliyordu ki, İstanbul'un en güzel hamamı onun vakfıydı, dünyanın en ünlü medresesi yine bahçesindeydi. İslam âleminin eşsiz yazma eserler kütüphanesi caminin harim kısmındaydı. Dünyanın en güzel şadırvanı yine bahçesindeydi. Hele İslam âleminin en ulvi ve tezyini bakımdan şaheser türbeleri buradaydı. Bir devir geldi ki, Ayasofya dıştan, içten görünümü ile artık İslamiyet potasında erimişti bile. Onu başka türlü görmeğe Hristiyanlar bile tahammül edemiyorlardı. Çünkü yapıldığından beri Bizans'a baş ağrısı bu mabet daima yıkılmak tehlikesi ile karşılaşmış, Fetih günü ise yıkılmak üzere bulunuyordu. O tarihte kapıları yerlerde yatan mabedin diğer taraflarının da nasıl olacağı artık kolayca tahayyül edilebilirdi. Biz bu araştırmamızda Ayasofya'yı gezdirmeyeceğiz. Orada bulunan Türklerin hatıralarını...
******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...