| Yazar | : | İhsan Akay |
| Yayın Tarihi | : | Aralık, 1980 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 276 |
| Ölçü | : | 11,5 x 16,5 cm |
| Yayınevi | : | Varlık Yayınları |
| Bahsi Geçen | : | İhsan Fikri Akay |
Atatürk'le ilgili yayınlar günden güne artıyor.
Hele son yıllarda, irili ufaklı, pek çok kitap yayınlandı Atatürk üzerine. Bunların büyük kısmı bir ara yakınında bulunmuş olanların anıları, ağzından duyulanların naklidir. Bir kısmı da, daha çok olaylar üzerinde duran, tarih kitaplarıdır.
Bunca kitap arasında en az yer tutanı Atatürk'ün düşüncelerini işleyen yayınlardır. Atatürkçülük nedir? Ne değildir? Kaynakları nerelere uzanır? Hangi yönde gelişmektedir? Gelecek için değeri nedir? Bu çeşit soruları yanıtlamaya çalışan yayınlar sayılıdır.
Ölümünün XXV. yıldönümü dolayısıyla, gazetelerde olsun, dergilerde olsun düşünce yanı da hayli incelendi Atatürk'ün. Ama başka başka imzalarla çıkan bu yazılar, ayrı ayrı tezgâhlarda dokunmuş, değişik kumaşlar gibi, örgü birliğinden yoksun incelemelerdi.
Bu dağınıklığın giderilmesi Atatürkçülüğün kapsadığı başlıca sorulara aynı araştırıcının belirli bir açıdan bakmasıyla mümkündü.
İşte bu kısa inceleme bu amaçla meydana geldi.
Konuyu çepeçevre tamamen kuşattığımı ileri sürecek değilim. Düşünce alanının her yanıyla ilgili bazı yönlerine ışık tutmaya çalıştığı mı belirtmek isterim sadece.
Üzerinde ne kadar çok yazılırsa yazılsın, tüketilemez Atatürkçülük. Herkes bilgisinin genişliği ve sevgisinin gücü ölçüsünde kavrayıp yorumlayabilir Atatürkçü. Yalnız asker, yalnız hukukçu, yalnız iktisatçı, yalnız tarihçi yalnız bilmem neci gözüyle bakılırsa, koskoca filin hepsi bir yanına yapıştığından, fili yalnız o yanıyla tanımlamaya kalkışan kör gözlülerin durumuna düşülür sonra.
Daha çok kültür sorunlarına ilgi duyduğumdan, kültürde Atatürkçülük bölümünü daha geniş tuttum. Ama kültür sorunlarının yanı sıra, büyük yapının öbür katlarında da biraz olsun dolaşmak istedim.
Harf devrimine değin koyu Osmanlıca yazan ve konuşan Atatürk'ün sözlerine aktarırken, deyişini bugünün Türkçesine yaklaştırmaktan çekinmedim. Büyük Söylev'in yalınlaştırılmış yeni baskısına girişilmedi mi son zamanlarda?
Resmi ağızlar olsun, özel ağızlar olsun, gençler olsun, aydınlar olsun, ilericiler veya gericiler olsun "Atatürk izindeyiz!' parolasını düşürmüyor ağızdan. İşin tuhafı Atatürkçülüğün tam tersi yön tutturanlar bile onun izi sıra gittiklerini ileri sürüyorlar.