| Yazar | : | İlhan Akşit |
| Yayın Tarihi | : | 1981 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 231 |
| Ölçü | : | 24,5 x 33 cm |
| Yayınevi | : | Banker Kastelli |
1968 - 76 yılları arasında Çanakkale Müzesi Müdürü bulunduğum sırada Çanakkale Harp Sahaları ve üzerindeki abidelerle de ilgilenmiş, onların bakımı, onarımı ve şehitlerimize layık hale getirilmesi için çalışmıştım.
1971 yılında yurdumuzu ziyaret eden İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, hazırlanan programa göre Çanakkale'de harp sahalarını da ziyaret edecekti. Ayrılmış olan 20 dakikalık bir sürede kendisini oyalayabilmek amacıyla, henüz bitmemiş olan abidenin altında bir harp müzesi kurulması istenmişti. Kısa sürede hem malzeme toplamış hem de müzeyi tanzim etmiştik.
1973 yılında Atatürk'ün 19. tümen komutanı iken karargâh olarak kullandığı Bigalı Köyündeki evi devlet adına satın alıp Atatürk'ün eşyalarından oluşan bir müze kurmuştum.
Bu çalışmalarım sırasında Atatürk'ün geçtiği yolları o zamanki Çanakkale Valisi Sayın Ali Rıza Yaradanakul'la tespite çalışıyor, birkaç elbise yırtmamıza rağmen onun geçtiği yolları bir türlü tespit edemiyor, tıpkı 1915'te Kocaçimen Tepesine gönderdiği topçu taburu ve batarya komutanları gibi bizde kayboluyorduk.
Onun Sofya'da başlayıp Çanakkale'deki yaşantısını tam olarak tespit etmeye çalışıyordum. Bunun için Bigalı Köyünde kaldığı ve ona hizmet etmiş olan evin gelini Ayşe Nineye sorular soruyor anlattıklarını not ediyordum. Maksadım onun Çanakkale'deki yaşantısını tam olarak yazmaktı.
Tayinim dolayısıyla bu gerçekleşemedi, mesleki çalışmalarım ve bu sırada çıkan mesleki kitaplarım yüzünden Atatürk Kitabını hazırlayamamıştım. Böylece 100. yıla gelmiş olduk. Artık çalışmalara başlamalıydım, bir kere yazdım olmadı, tekrar bir başka açıdan Atatürk'ün hayatını ele aldım yine tatmin olmadım, zira her yönü işlenmiş, yazılmıştı. Benim yazacaklarım daha farklı olsun istiyordum. Bir an aklıma O'nu en iyi kendisi anlatır fikri geldi. Derhal anılarını toplamaya başladım, baktım ki istediklerim olmuştu. Okuyucu şimdi O'nun şırıl şırıl akan anlatımıyla onu duyacak ona doyacaktı.