| Yazar | : | Sadi Borak |
| Yayın Tarihi | : | 1983 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 191 |
| Ölçü | : | 16,5 x 23 cm |
| Yayınevi | : | TTOK |
İstanbul, diğer kentlere oranla Atatürk'ün yaşamında büyük ve önemli bir yer tutar. Atatürk; yükseköğrenimini bu kentte yapmış, Abdülhamit II diktasına karşı özgürlük savaşımını bu kentte sürdürmüş, İmparatorluğun kalburüstü yöneticileriyle bu kentte ilişkiler kurmuş, Otuz bir Mart ayaklanmasının bastırılmasında rol almış, Çanakkale Savaşında düşmanı olduğu yere mıhlayarak şehrin bir savaş alanı haline gelerek harap olmasını önlemiş, yurdun kurtarılması planlarını bu kentte hazırlamış, Türk vatanı ile birlikte esir İstanbul'u da ikinci kez O kurtarmıştır. Tarihsel ilişkiler bakımından Ulusal Kahramanıyla böylesine içiçe yaşamış bir kent olarak İstanbul, özel bir yapıtla kurtarıcısına karşı vefa borcunu bugüne dek ödemiş değildir. Oysa Atatürk'ün uğradığı her kent, o tarihsel günlerin anısını belleklerde diri tutmak için kitaplar yayınlamışlardır: "Atatürk Silifke'de", "Atatürk Kayseri'de", "Atatürk Adana'da", "Atatürk Kırklareli'nde"... ve daha niceleri gibi. Bunlar arasında Atatürk'ün günübirliği, hatta birkaç saat için uğradığı kentler de var. Burada, Sayın Fahri Atabey'in yarım kalmış bir girişimini anmak isterim: Sayın Atabey'in İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde (1973) "Büyük İstanbul Derneği" adına, Atatürk'ün İstanbul'a geliş-dönüşlerini gazete koleksiyonlarından saptayan bu derlemesi, ne yazık ki yarıda kalmış, derlenen bölümler de piyasaya verilmemiştir. Şu hususu da özelikle belirtmek isterim: Bugüne dek yerine getirilemeyen bu görev, bu milli görev, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu'nun İstanbul aşığı Genel Müdürü Sayın Çelik Gülersoy'un önerisiyle benim kalemimden bu yapıtla gerçekleşmiş bulunmaktadır. Sayın Gülersoy'un çok önemli bir önerisi daha var: Atatürk'ün oturduğu konutların ve uğradığı yerlerin tarihçelerinin de esere eklenmesi. Şimdiye kadar hiçbir yapıtta yerine getirilmemiş olan bu çok gerekli hizmeti bu yapıtta, kısmen de olsa yerine getirmeye çalıştık. "Kısmen de olsa" dedik. Çünkü gereği kadar düzenli olmayan tapu kayıtlarının mahzenden çıkarılarak saptanması uzun zaman yitirilmesine neden olmuştur...