| Yazar | : | Kevork Kirkoryan |
| İsbn | : | 9751022142 |
| Yayın Tarihi | : | 2004 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 216 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | İnkılâp Kitabevi |
Hızla amcamın isminin yazılı olduğu zarfı açtım. Kısa bir notun dışında ufak bir anahtar bulunuyordu. Yoksa yine herkesi şaşırtacak mıydı? İntihar ettiği sanılan amcam yaşıyor muydu?
Bir çırpıda okudum yazdıklarım. Sağ olduğuna dair işaretler oldukça fazlaydı. Yine de, biraz hayal kırıklığına uğramıştım. Ancak dört yıl sonra, Eylül'ün on beşinde bu anahtarı kullanabileceğimi belirtiyordu. Eğer merakımı yenemeyip daha önce gidersem o posta kutusunda hiçbir şey bulamayacağımı da ekliyordu. Çaresiz bekleyecektim...
Elbette ki birkaç gün sonra, dayanamayıp kutuya baktım. Bomboştu. Dolması için dört yılın geçmesi gerekiyordu...
14 Eylül 2004
Yarın postaneye gidip onun hazırladığı zarfı alacağım.
Gelmişse elbette. Peki ama bu doğru olabilir miydi? Belki de bütün bunlar kötü bir şakanın parçasıydı ve ben boşuna dört yıldır bu şakayla yatıp kalkıyordum. Yine de, "Kev'gir Öyküler" adlı kitap ve onun çıkış noktası olan internette okuduğum "Höyük" adlı o öykü dosyası gerçekti. Anlaşılan sabahı zor edecektim. Gece, düşüncelerimle yıldızların bakışmaları arasında yavaş yavaş geçerken, gözkapaklarım da aynı ağırlıkla kapanmaya başlamıştı...
15 Eylül 2004
Saat, sekizde çalmıştı. Olabildiğince hızlı bir şekilde kahvaltımı yaptım ve hemen dışarı attım kendimi. Boğazımdan bir şey geçmeden sokağa çıkamama takıntısı amcamdan bana geçmiş herhalde. Acelem olsa bile, bu olmazsa olmazlarındandı hayatımın.
Kadıköy PTT'de, cebimdeki anahtarı elimle bir kez daha kontrol ederek 692 numaralı kutuya yaklaştım. Anahtarı çevirmemle içerisini görmem bir olmuştu. Kalın, büyükçe bir zarf beni bekliyordu.