| Yazar | : | Nedim Gürsel |
| İsbn | : | 9786050977592 |
| Yayın Tarihi | : | Eylül, 2020 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 250 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | DK |
Bir tavan arasında ya da kitaplığın tozlu raflarının dibinde unutulmuş, gün ışığına çıkma olasılığı çok zayıf o elyazmalannda denildiği gibi “zor zamanlardı.” Yaşım kemale ermişti çoktan, hatta yetmişe merdiven dayamıştım. Hayat arkamdaydı artık, önümde değil. Mutlu günler, coşku ve sevinçler geçmişte kalmıştı. Tutkulu sevişmelerle umut dolu hayaller de. Genç eşim, kendimi yazmaya verdiğim, bu uğraşın dışında hiçbir şeyle ilgilenmediğim, birlikte yediğimiz ender yemeklerin dışında ancak ensemi -o da çalışırken- görebildiği gerekçesiyle beni terk etmiş, yine o eski elyazmalannda denildiği üzere “bir başkasına varmış”tı. Kızlanmsa çoktan unutmuşlardı varlığımı. Babalarının değil semtine uğramak, hatırını bile sormuyorlardı. Hayal perdesinde bir figüran bile değildim onlann gözünde. Haklıydılar kuşkusuz. Onlara yeterince babalık yapamadım. Evde olmayan bir babaydım; bir uçaktan ötekine koşturan, kentler arasında mekik dokuyan, ömrünü edebiyata ve araştırmaya adamış bir yazardım. “Senin yazarlığın, bize ne yazar!” diye kırıcı sözler edip dalga geçiyorlardı. Kitaplarımın bir tekini bile okumamışlardı.