| Yazar | : | A. Ragıp Akyavaş |
| İsbn | : | 9753893744 |
| Yayın Tarihi | : | 2004 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 256 |
| Ölçü | : | 16 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | T. Diyanet Vakfı Yayınları |
Mekânının cennet olduğuna inandığım babam merhum Ragıp Akyavaş hem ahlakı ve ilmi ve hem de vatanperverliği ve milliyetperverliği ile her zaman gözlerimi kamaştırmıştır. O bir devrin son temsilcilerindendi. Yedi ceddinden İstanbullu ve hakiki bir İstanbul sevdalısı idi.
Merhum 'un başta Halkçı, Zafer, Adalet ve Son Havadis gazeteleri olmak üzere muhtelif gazete ve dergilerde neşredilen makalelerini, radyo konuşmalarını O'nu hiç unutmayan muhterem okuyucularının da teşvikiyle ve Türk kültürüne hizmet etmek gayesiyle bir araya getirdiğimiz zaman bugün artık maalesef pek de bulunmayan bir Türkçe ve üslupla yazılmış binlerce yazının olduğunu gördük. Büyük bir vefakârlık örneği olan annem Mukaddes Akyavaş'ın itina ile muhafaza ettiği bu gazete ve dergileri kıymetli ilim adamı Prof. Dr. Ali Birinci'nin her zaman şükranla hatırlayacağımız yardımlarıyla tasnif ettik. Mevzular esas itibariyle İstanbul, Hatırat, Tarihi Şahsiyetler, Tarih, Dini-Ahlaki-Terbiyevi Sohbetler ve Günlük Fıkralar olarak ayrılmaktadır.
En yenisi otuz, en eskisi elli yıl evvel yazılmış olan İstanbul yazıları Derken Efendim ve Hatırda Kalanlar başlığı ile Halkçı, Yaştan Kurudan başlığı ile Zafer, Bana Göre ve İftardan Sahura başlığı ile Adalet gazetesinde neşredilmiştir. Bazıları da Gün ışığında, Dereden Tepeden, Günün Yazısı, Ramazan Sohbeti, Oniki Ayın Sultanı, Ramazan Musahabeleri gibi başlıklarla kaleme alınmıştır.
Külliyatın ilk kitabı olarak yayına hazırladığımız Asitane'nin adını bize babamın askerî mekteplerdeki "Ragıb Efendi Asitane" künyesi hatırlatmıştır. Malum olduğu üzere, Asitane Osmanlı Devleti payitahtının, İstanbul'un tarihteki isimlerinden biridir.
Birbirine yakın olan İstanbul yazılarından sadece birini kitaba aldık. Vaktiyle yapılmış olan dizgi yanlışlarını düzeltmeye çalıştık. İstanbul ile alakalı gördüğümüz yazıları bir araya getirirken kronolojik bir sıralama yapmak yerine mevzu bütünlüğünü gözönünde bulundurmanın daha uygun olacağını düşündük...