| Yazar | : | Deniz Vardar |
| İsbn | : | 9789758803123 |
| Yayın Tarihi | : | Mayıs, 2004 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 219 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Bağlam Yayıncılık |
Aşırı sağ, popülist radikal sağ, yeni sağ, ırkçılık, yeni ırkçılık konuları sosyal bilimler alanında değişik boyutlarıyla incelenen başlıklar. Değişik hedef ve dürtülerle, farklı sorunsallarla bağlantılı olarak yayınlanan kitaplar, makaleler, dergi özel sayıları ya da konferanslar, bilimsel toplantılar gibi etkinliklerin yoğunluğu, bu alanın sosyal bilimcilerin ne denli ilgi odağında olduğunun bir göstergesi.
Liberal demokrasiler açısından ilginç bir deneyim olan Avrupa Birliği oluşum süreci konusunda çalışırken, bu konuya ilgimi yönelten, Fransız "popülist radikal sağı"nın AB oluşumuna tepkisiyle, aşırı sağın demokrasi karşıtı söylemi arasındaki paralellikler oldu. Türkiye Avrupa Birliği konusuyla ilgili çalışmalarım ise, bir dönem, aşırı sağ ve popülist radikal sağ söylemin, AB karşıtlığı boyutunun iki ülkedeki benzerlikleri konusuna yoğunlaşmama neden olmuştu. Buradaki çalışma ise, özgün boyutlarıyla Fransız aşırı sağlarının liberal demokrasi içindeki oluşum dinamiklerini ve aldığı biçimlerin incelenmesiyle sınırlanıyor.
19. yüzyıl sonu 20. yüzyıl başlarında ulus-devletin, özellikle sözleşmeci yurttaş ilkesine tepkiyle, ulusaşırı etnik grupları bütünleştirmeyi hedefleyen Fransız aşırı sağı (monarşist veya faşist), bugün popülist radikal sağ çerçevesinde sistem içi bir söylem üreterek, etnikleştirmeyi umduğu ulus-devlete sığınıp, çoğulcu bir çizgide gelişen AB'ye karşı çıkıyor. 2000'lerde, AB'nin kurucu ülkelerinden Fransa'da, iktidara geçerse Fransa'yı AB'den çıkaracağını vaat eden bir siyasal aktörün, genel muhafazakâr dalgayı da, "sağcı postmodern" eleştiriyi de meşruiyet kaynağı olarak kullanarak seçim başarıları elde etmesi, bu konuya sistemli bir biçimde eğilme gereğini hissettiren etmenlerden oldu.
Konuya ilişkin sunmuş olduğum bildirilerden ve yayınlanmış bazı makalelerimden yola çıkarak konuyu derinleştirmemdeki ısrarlarından dolayı Prof. Dr. Ali Akay'a ve bu öneriyi kabul eden Bağlam Yayınları'na özel olarak teşekkür borçluyum. Konuyla ilk doğrudan ilişkim ırkçılık sorunu üzerindeki çalışmalarım oldu.