| Yazar | : | Perihan Sarıöz |
| İsbn | : | 9750066308 |
| Yayın Tarihi | : | Aralık, 2006 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 192 |
| Ölçü | : | 22 x 30,5 cm |
| Yayınevi | : | Balparmak |
Bugün dünyada yaklaşık 58 milyon koloniden bir milyon 300 bin ton bal üretilmektedir. Bir başka deyişle dünyada kovan başına ortalama bal üretimi 23 kilograma yakındır. En verimli arıcılık yapan ülke, kovan başına ortalama 64 kilogram bal alan Kanada'dır. Ardından 55 kilogramla Avusturya gelmektedir. Macaristan ve Almanya'da ise ortalama üretim 40 kilogramdır.
Çin koloni sayısına (6,9 milyon) göre sıralamada olduğu gibi bal üretim sıralamasında da dünya birincisidir. Kovan başına ortalama 38,8 kilogram bal alınmaktadır.
Türkiye, koloni sayısına göre sıralamada 4,2 milyon koloniyle ikinci sırada yer almaktadır. (Bazı kaynaklara göre üçüncü sırada.) Fakat 67 bin ton bal üretimi ile dördüncü sıradadır. Bu da yurdumuzda kovan başı ortalama üretimin 16 kilogram olduğunu göstermektedir ki bu rakam dünya ortalamasının çok altındadır ve arıcılıkta hala alınması gereken çok yol olduğu görülmektedir.
On binlerce yıldır arılara ev sahipliği yapan, bal üretimi için ideal koşullara sahip ülkemizde, tüm koşulların elverişliliğine karşın, üretimin yeterli olmadığı, kovan başına verimin istenilen ölçülere ulaşmadığı görülmektedir.
Geçmiş yıllara göre, gerek üretim miktarında, gerekse bal kalitesinde önemli artışlar olduysa da bu, dünya bal üretiminin en tepesinde olması gereken ülkemiz arıcılığı için henüz yeterli değildir. Ülkemizdeki arıcıların az sayıda kuvvetli kovanla çalışmak yerine, çok sayıda zayıf kovanla çalışma eğilimleri bu sonucu yaratmaktadır. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Meksika gibi ülkeler Türkiye'deki kovan sayısının yarısına sahip oldukları halde, bal üretimleri Türkiye'ninki kadardır.
Arıcılığımızın gelişmesini etkileyen nedenlerden biri de, ülkemizde arılara kaynak olan alanların ve tarıma elverişli toprakların yerleşime ve sanayiye açılmasıdır. Bu durum arıların yararlanabileceği alanları daraltmaktadır. Ayrıca bilinçsiz tarım ilacı kullanımı da arıcılığın gelişmesine sekte vuran bir etkendir.