| Yazar | : | Cengiz Bektaş |
| İsbn | : | 9752710158 |
| Yayın Tarihi | : | Nisan, 2008 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 85 |
| Ölçü | : | 16 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Bileşim Yayınevi |
Gözünün nurunu sevdiğim Koca Sinan
On parmağı on ulu çınar misali her yandan yükselen
Dünya durdukça duracak olan
Gecekondular mı gelecekti arkandan
Bir Koca Sinan yetmedi bre şahin aman
Bir Sinan daha
diyordu Koca Reis, Bedri Rahmi Eyüboğlu, "Bir Tane Daha... " adlı uzun şiirinin bir yerinde. Böyle aradan alınmış bir bölüme bakınca, Sinan'a pek de doğru bir bakış açısı değil... Değil ama tüm şiirdeki genel anlam içinde söylemek istedikleri başka:
Ağlamak ayıp değil kana kana
Ama gülmeyi unutmuşlar yüzlerine baksana O canım sevinç pırı1tısı düşmüş gözlerinden paramparça tuz buz
Bizim insanlarımız böylesine kara gülmezse Birimizden biri suçluyuz
Peki neyleyip nidelim
Alıp başımızı limon misali avuçlarımızın içine Kara kara düşünelim
İşte böyle diyorum ben de...
Sinan günlerini; onun gömütü, yontusu önünde söylevler atarak değil; alıp başımızı ellerimizin içine kendimizi sınava çekerek geçirelim: Ne yaptık?
Ne yapıyoruz? Ne yapmalıyız?
"Bu işi yılda bir kezcik mi yapalım?" diye soracaklar çıkacaktır aramızdan. Buna karşıt diyorum ki ben de: "Yaşamımızda bir kezcik, ama şöyle doğru dürüst yapsak yeter... "
Sinan günlerini, yurdumuzun en azından dalımızı ilgilendiren sorunlarından birini tartışmağa ayırmalıyız her yıl. Bir dilek değil bu, bir öneri.
Her yıl Sinan'ı her yerde bir seminerle karşılayalım. Adana'da, Edirne'de, Denizli'de, Trabzon'da... Mimarların, mühendislerin belli bir sayıyı geçtiği her ilde, en azından yöresel sorunlardan biri üzerinde, hep birlikte…