| Yazar | : | Yrd. Doç. Dr. Gökhan Eşel |
| İsbn | : | 9786059833518 |
| Yayın Tarihi | : | 2016 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 248 |
| Ölçü | : | 15 x 23 cm |
| Yayınevi | : | İleri Yayınları |
Günümüzde, ABD gibi Türkiye ile iç içe geçmiş, Türkiye’nin yakın komşuları da dâhil ikinci bir ülke göremezsiniz. Bunun temel nedenini Türkiye’nin NATO üyeliğinde aramak gerekir ve NATO ile, güç kullanımı açısından, Birleşmiş Milletler Cemiyeti de dâhil olmak üzere hiçbir uluslararası örgüt kıyaslanamaz. Paul Kennedy, Büyük Güçlerin Yükseliş ve Çöküşleri başlıklı kitabında, ABD’nin, dünya ülkelerinin tüm kaynaklarının Pentagon’un ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi stratejisi geliştirdiğini ileri sürer. Osmanlı împaratorluğu’nun son dönemlerinde başlayan Türkiye-ABD ilişkileri NATO ile birlikte evrilerek Türk-Amerikan ittifakı, askerî olduğu kadar, eğitim, yönetim, bankacılık, üniversiteler, teknik uzmanlar vb. derin ilişkiler yumağım oluşturur. ABD, eğilimleri ne yönde olursa olsun Türkiye’yi yöneten tüm siyasal iktidarları ve kadroları sürekli güdüleme siyaseti izlemiştir. Türkiye, 1960’lardan 2010’lu yıllara ne denli Avrasya’da özgür ve bağımsız karakterli arayışlara girecek olsa, bu en uzak ve fakat en yakın müttefinin markajını hemen hissede gelmiştir. Mayıs 2006’da Başkent Üniversitesi’nde yapılan Uluslararası Türkiye’nin Paylaşım Projeleri konulu sempozyumun bir oturumunda emekli büyükelçilerimizden Gündüz Aktan, NATO’nun uluslararası güç gösterisine bir örnek olarak eski Yugoslavya’nın parçalanma kararının, bu örgüte üye ülkelerin 1976 İstanbul toplantısında alındığını belirtmişti. Amerikan Barış Gönüllüleri’nin faaliyetleri konusu da iki ülke arasında stratejik bir öneme sahiptir.