Alpaslan Erişkon
Babasının görevi nedeni ile Balıkesir’de başlayan hayatı, yine babasının görev yeri olan Edirne’den Mekteb-i Sultani’ye uzandı.
Teknik Üniversite mezunu bir mühendis olarak, o yıllarda ülkemizde yeni gelişmekte olan telekomünikasyon sektöründe uzun süre çalıştıktan sonra, kendi işini kurdu ve gayet muvaffak oldu.
Hayatı boyunca inandığı değerlerden, sosyo-ekonomik koşullarındaki değişim ne olursa olsun, hiçbir taviz vermedi. Her zamanki olumlu, ılımlı, hümanist tavırları ile insanların yaşamlarına olan saygısı, yaşamını
şekillendiren temel etmenlerdendi.
Sinirlense bile, kolay kolay dışarıya tepki vermez, içine atmayı tercih ederdi.
Sınırsız ve keskin zekası, inanılmaz entelektüel birikimi ile Amcam ile yapılan sohbetlerde, saatler akar giderdi.
Neyi merak etsem, belki de, günümüzün imkanlarında bile onlarca kitap okuyarak veya araştırma yaparak çözebileceğim hususları, birkaç dakika içinde tüm boyutlarıyla çözüverirdi.
Hep erken gideceğini söyledi. Ve ne yazık ki, dediği de oldu.
Amansız hastalığın pençesine düştüğünde, elbette ki ne olduğunu biliyordum ama olası son gerçekleşemez diye düşünüp dururdum. Çünkü bu hayat bana karşı bu kadar adaletsiz olamazdı. Ama oldu.
Ağabeyi, rahmetli babam Akın Erişkon, Amcamın eşi yengem Handan Erişkon ile birlikte insanüstü bir mücadele verdi. Ama olmadı.
12.sınıftayken Amcamı kaybettim. Daha 19 yaşında bile değildim. İlk zamanlar en azından 18 yaşıma dek Amcamı tanıma mutluluğuna ve onuruna ulaştım, ya hiç tanımasaydım diye teselli bulmaya çalışıyordum . .
Bibliyografya
Sıra Dışı Hayatlar Cilt14 - Galatasaray Liseli Mühendisler - Mimarlar
Teknik Üniversite mezunu bir mühendis olarak, o yıllarda ülkemizde yeni gelişmekte olan telekomünikasyon sektöründe uzun süre çalıştıktan sonra, kendi işini kurdu ve gayet muvaffak oldu.
Hayatı boyunca inandığı değerlerden, sosyo-ekonomik koşullarındaki değişim ne olursa olsun, hiçbir taviz vermedi. Her zamanki olumlu, ılımlı, hümanist tavırları ile insanların yaşamlarına olan saygısı, yaşamını
şekillendiren temel etmenlerdendi.
Sinirlense bile, kolay kolay dışarıya tepki vermez, içine atmayı tercih ederdi.
Sınırsız ve keskin zekası, inanılmaz entelektüel birikimi ile Amcam ile yapılan sohbetlerde, saatler akar giderdi.
Neyi merak etsem, belki de, günümüzün imkanlarında bile onlarca kitap okuyarak veya araştırma yaparak çözebileceğim hususları, birkaç dakika içinde tüm boyutlarıyla çözüverirdi.
Hep erken gideceğini söyledi. Ve ne yazık ki, dediği de oldu.
Amansız hastalığın pençesine düştüğünde, elbette ki ne olduğunu biliyordum ama olası son gerçekleşemez diye düşünüp dururdum. Çünkü bu hayat bana karşı bu kadar adaletsiz olamazdı. Ama oldu.
Ağabeyi, rahmetli babam Akın Erişkon, Amcamın eşi yengem Handan Erişkon ile birlikte insanüstü bir mücadele verdi. Ama olmadı.
12.sınıftayken Amcamı kaybettim. Daha 19 yaşında bile değildim. İlk zamanlar en azından 18 yaşıma dek Amcamı tanıma mutluluğuna ve onuruna ulaştım, ya hiç tanımasaydım diye teselli bulmaya çalışıyordum . .
Bibliyografya
Sıra Dışı Hayatlar Cilt14 - Galatasaray Liseli Mühendisler - Mimarlar