| Yazar | : | Azmi Nihad Erman |
| Yayın Tarihi | : | 1974 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 24 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Oba Çocuk Yayınları |
| Bahsi Geçen | : | Azmi Nihat Erman |
Bamsı Beyrek, cebinden çıkardığı altın yüzüğü Banı Çiçek'in parmağına takıp nişanını koyduktan sonra bir sevince kapıldı, bir mutluluk duydu ki, anlatmaya ne dil kudretlidir ne de kalem... Artık al sayvanlı çadırda kalsın da ne yapsın? Hem Banı Çiçek, ona diyeceğini dedikten, anlamak istediğini öğrendikten sonra Bamsı Beyrek'i yanında daha alıkoyabilir mi? Onunla karşı karşıya geçip oturabilir mi? O zamanlar Oğuz İllerinde törenlere öyle sımsıkı bağlanılmış ki, bu yolda gevşek davranmak, işi aldırış etmezliğe vurmak suçların suçu... Kızı, kızanı; yiğiti, yağızı, genci yaşlısı törelere, geleneklere baştan bağlı, yürekten imanlı... Bozoğlan Bamsı Beyrek de hık etmeden, gık demeden, sırma ipek saçlı, ela gözlü Banı Çiçek'e göz çevirmeden, yanından ayrılıp dağlara, bellere, çiçek kokan yellere sürdü boz atını... Sürmesine sürdü ama gönlü, gözü arkada kaldı... Dağlara, akşamın mor gölgeleri düşerken bucağına vardı.
Babası onu sevinçle karşıladı. Bakışlarında kıvılcımlar ışıldağını görebilirlerdi başkaları baksalardı yüzüne. Eh!.. Aksakallı babanın övüncüne kim ne der? Tanrı ona arslan gibi bir evlat ihsan etmiş... O da büyütüp O boya getirmiş... Bu nimete sevinmesin, şükretmesin de kim şükretsin, sevinsin?
"Oğul... Oğul!. Beni merakta kodun... Bugün nerelerde kondun? Neden bu geç vakte dek kaldın? Yorulmuşa benziyorsun... Yoksa dereler, tepeler aştın, av peşinde mi dolaştın? Neler gördün, neler duydun?" diye sordu.. ,
"Koca baba!.. Ad günümde boz atıma eğer vurdum, süregelen bir töreye uydum... Ava çıktım, avlandım, koca bir çevreyi dolandım... Oğuz İllerinde kişiler gördüm... Hepsi evlenip barklanmış... Oğlu olan babalar, oğullarını evermiş; kızları olan babalar, kızlarını çeyizlendirip Dünya evine göndermiş... Hasretlilerin hasreti bir tarafa savuşmuş, muradlılar, muradlarına kavuşmuş... "
Akçababa Kam Büre, yabana atmayıp bir iyice dinledi oğlunun sözlerini de bunları mimledi...