| İsbn | : | 9753892535 |
| Yayın Tarihi | : | 1997 |
| Dil | : | Türkçe |
| Ölçü | : | 16 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları |
Ahmet Cevdet Paşa, Türk ilim ve fikir tarihinde müstesna yeri olan bir insandır. Mübalağa etmeden söylenebilir ki, Ahmet Cevdet Paşa, 19. asrın, hem Osmanlı dünyasının hem bütün İslam dünyasının en büyük mütefekkiri ve en kapsamlı alimidir. Çünkü medreseden yetişmiş olduğu halde, medresenin kalıplarını kırmış, taşmış ve medreseden aldığı bilgilerle yetinmeyerek, o zamanın revaçta olan ilimlerini ve bilhassa yabancı dili, özellikle matematik ve benzeri ilimleri özel derslerle almış ve kendisini bu yönlerden de takviye etmiştir. Kısa zamanda, bilgisi ve zekasıyla parlamış, Avrupa'ya tahsil için gönderilenlerin arasında, tahsil için oraya gönderilmediği halde temayüz etmiş ve devlet kademelerinde de hızla yükselmiş, devletin resmi tarihçisi vazifesini görmüş; bunun yanında, tarihi hadiseleri, sadece kaydetmekle kalmamış, onların esas sebepleri üzerinde derinliğine düşünerek, tarih felsefesi üzerinde de fikirler yürütmüştür. Hatta bazı değerlendirmelere göre, İbn Haldun'un tarih felsefesine ait görüşlerinin tesirinde kalarak yeni fikirler ileri sürmüş ve İbn Haldun'un Mukaddime'sini de, ilk defa Türkçeye çevirmiştir.
Tarihçiliğinin yanında büyük bir hukukçudur ve bilindiği gibi Mecelle'yi tanzim edenlerin başındadır ve bunu da, o devrin ileri gelen devlet adamları, mesela Sadrazam olan veya Hariciye Vekili olan bazı kimselerin, Fransız Medeni Kanununun Türkçeye çevrilip uygulanması talebine karşı çıkarak, yeni bir kanun tedvininin lüzumunu ve icrasını ortaya koymuştur.
Bunun yanında belagatla uğraşmıştır. İlk defa Türkçe mantık kitabı yazmış, devletin bekası için, ayakta kalması için ve de ıslahı için, özel fikirleri var. Belki dönemimiz de dahil olmak üzere, birçok dönemlerde bilim adamlarında görülmeyen bir icracılığı söz konusu. Milli Eğitim veya Maarif Nazırı olarak, Adliye Nazırı veya buna benzer birtakım bakanlıklarda ıslahatçı tutumuyla, o bakanlıkların ve devletin çeşitli kademelerinin, değişik şekillerde yeniden yapılanmasına ön ayak olmuş; üstelik çeşitli yerlerde valilikler yapmış, isyanları bastırmak için vazifelendirilmiş, askeri teamülden gelmediği halde, bu vazifelerde de fevkalade...