| Yazar | : | Takis Alexiou |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 1986 |
| Dil | : | Türkçe+İngilizce+Rumca |
| Sayfa Sayısı | : | 36 |
| Ölçü | : | 20 x 22 cm |
| Yayınevi | : | Milliyet |
| Bahsi Geçen | : | Abdi İpekçi |
Takis Alexiou, bir sanatçı. Yunanlı bir sanatçı. Kalemini, fırçasını, renkleri, çizgileri, boyaları, yüreğini ve beynini daha güzel, daha renkli bir dünya, daha mutlu bir yaşam için kullanan bir ressam ve mimar.
Abdi İpekçi, bir yazar. Türk bir yazar, gazeteci, düşünür.
Kalemini, sözcükleri, tümceleri, sağduyusunu, yüreğini ve beynini daha güzel, daha barıştan yana bir dünya, daha mutlu bir yaşama adamış bir usta...
Bu iki insanın bir araya gelmesi için ilkinin yaşaması, ikincisinin öldürülmesi mi gerekiyordu? Bilmiyoruz.
Bu iki insanın bir araya gelmesi için, Abdi İpekçi'nin adını taşıyan, Türk ve Yunan halkları arasındaki "Barış ve Dostluk Ödülü"nün kurulması mı gerekiyordu? Bilmiyoruz.
Bildiğimiz, şimdi her zamankinden çok duyduğumuz Yunan ve Türk halkları arasındaki barış, dostluk, dayanışma, hoşgörü, anlayış ve karşılıklı sevgi, saygı gereksinimi bu iki insanı bir araya getirdi. Takis Alexiou'nun engin kültür birikimi, yaşam deneyi, sanatçı kişiliği ve yeteneği; Abdi İpekçi'nin Türk-Yunan dostluğuna yönelik bir sembol haline gelmiş kişiliği ve adı, onları bir araya getirdi.
Takis Alexiou ve Abdi İpekçi buluşmasından bu kitap doğdu. .
Takis Alexiou, bu eserlerinde Abdi İpekçi'nin fizyonomisi üzerinde çalışırken, yalnızca fizyolojik özellikleri resmetmekle yetinmiyor, "anlık tasvir" sınırlarını zorluyor. Abdi İpekçi'ye "içerden" bakıyor.
Bunu gerçekleştirebilmek için Takis Alexiou, Abdi İpekçi'nin yaşadığı, çalıştığı, yarattığı yöreleri ve ortamı özümledi. Abdi İpekçi'nin ailesi, dostları, çalışma arkadaşlarıyla haşır neşir oldu. İpekçi'nin yürüdüğü sokakları yürüdü, her gün gördüğü renkleri, biçimleri gördü; dinlediği şarkıları dinledi, onun soluduğu havayı soludu. Takis Alexiou, Abdi İpekçi'nin kahkahalarıyla güldü, gözyaşlarıyla ağladı. Onun coşkusuyla coştu, onun umutlarıyla umutlandı...
Sevinçler, acılar, coşkular, umutlar paylaşıldıkça çoğaldı...