| İsbn | : | 9757306525 |
| Yayın Tarihi | : | Haziran, 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 373 |
| Ölçü | : | 19 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Türkiye İş Bankası |
Eğitim ve insan yetiştirme düzeni, içinde bulunduğu toplumun sosyal, ekonomik, politik ve kültürel yapısı ve mirasıyla oldukça yakın ve karmaşık ilişkiler içinde şekillenir. Ekonomik ve politik karar verme mekanizmalarına egemen olan güçler ve toplumun yönetiminde söz sahibi kesimler kendi tercihleri ve çıkarları doğrultusunda eğitim düzenini şekillendirme yarışma girerler. Bu çıkar grupları çoğu zaman kendi tercihlerini bütün toplumun çıkarının ifadesi gibi dile getirirler, çünkü eğitim sistemi verili toplumsal güç dengelerinin yeniden üretildiği alanlardan en önemlisidir. Aynı zamanda okullar bireyleri üretim sistemi ile doğrudan ilişkili mesleklere hazırlarlar; yani toplumun beşeri sermayesi okullarda üretilir.
Endüstri devrimi sonrasında kapitalizmin ekonomik bir sistem olarak dünyaya hâkim olmasıyla, bireylerin toplumsal işbölümünün farklı konumları için seçimi ve yetiştirilmesi eğitim sistemlerinin en önemli işlevi haline geldi. Ancak toplumun yeniden üretimini üstlenen bireylere mesleki donanımın eğitim yoluyla kazandırılması tarafsız ve bütün vatandaşların eşit şartlarda yararlandığı bir durum değildir. Zaten eşitsiz olan toplumsal işbölümü eğitim kurumlarında yeniden üretilir. Ayrıca eğitim süreci parçası olduğu toplumsal yapının egemen ideolojisini yeniden üretir. Bu ideolojik yeniden üretim, ekonomik düzenin ve bölüşüm ilişkilerinin yeniden üretimi ile çoğu zaman iç içe geçmiştir.
Eğitimin ideolojik işlevi çoğu zaman dolaylı olarak karşımıza çıkar. Eğitim sisteminin kademeleri hiyerarşik toplumsal yapının ihtiyaç ve isteklerine uygun özelliklerin geliştirildiği, becerilerin kazandırıldığı bir alan olarak tasarlanır. Kimi dönemlerde ve kimi toplumlarda ise eğitimin ideolojik işlevi daha fazla önem kazanır…