| Yazar | : | Toktamış Ateş |
| İsbn | : | 975736200x |
| Yayın Tarihi | : | Mayıs, 1994 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 152 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Ümit Yayıncılık |
"68'li olmak" ne kuru kuruya övünülecek, ne de yerinilecek bir şeydir; sadece bir olgudur. 1940'lı yıllarda doğan, sözde demokrasi içinde 1950'lerin baskısını yaşayan ve 1961 Anayasasının özgür ortamı içinde yeni bir dünya kurabileceğini sanan bir bölüm genç insanın yaşadığı; umut ve sevgi dolu, heyecanlı bir macera idi "68 olayları".
1990'larda "68'liler" hep özledikleri eski günleri daha canlı bir biçimde anımsayabilmek için bir araya gelmeye çabaladılar. Ancak herkesin içine sindirebileceği ortak bir bildirinin yazılması konusunda ciddi sıkıntılar oldu. Bu arada ben de bir metin kaleme aldım. Bu metin arkadaşlar arasında genel bir kabul bulmasa bile, genellikle beğenildi. Ve bazı arkadaşlarım bu metnin yayımlanmasını istediler. İşte bu kitaba da başlığının ilhamını veren "Günümüzde 68'li Olmak" yazısı böyle ortaya çıktı.
Bugün elli yaş civarında olan bizler; sahip olduğumuz tüm güzellikleri (artık ne kadar varsa), 1961 Anayasasının özgürlükçü ortamı içinde kazandık. Bu bakımdan 61 Anayasasının ve bunun ardındaki 27 Mayıs 1960 devrimini savunmak, bence bizim kuşak için bir namus ve onur borcudur. 27 Mayısı 12 Martla, 12 Eylülle aynı kefeye koymak isteyen "süper-ideologların" fink attığı günümüzde, 27 Mayısa yapılan bu haksızlığa karşı çıkmamız gerektiğini düşündüğüm için, kitabımın ilk bölümüne 27 Mayısa değin kimi yazıları koydum.
Kültürle ilgili bir bölüm koymam da, gene 68'lilerin bir başka özelliğidir. Gerçekten, o zamanın gençleri çok okumaya çalışırlardı. Zaten sol klasiklerin hiçbirini görmeden ve okumadan "solcu" olmanın ardında edebiyat kültüre olan bu yakınlık ve yatkınlık yatmaktaydı. Ancak buralardan kaynaklanan bir "solculuk", hümanizm yönü çok ağır basan; hatta kimi dostlarımı kızdırmak bahasına söyleyeyim; romantik ve ütopist bir solculuktu.
Benim yaş kuşağımdaki insanlar, Türkiye'deki değişim karşısında genellikle şaşkınlık içindeler. Bu şaşkınlık, olayların analizini sağlıklı yapamamaktan ve gelişmeleri tahmin edememekten doğan bir şaşkınlık değil, yıllardır savunduğu değerlerin alt üst olmasının getirdiği üzüntüden doğan bir şaşkınlık.