| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 248 |
| Ölçü | : | 21 x 29 cm |
"Çıktık açık alınla on yılda her savaştan;
On yılda onbeş milyon genç yarattık her yaştan;
Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan!
Demirağlarla ördük Anayurdu dört baştan
Türküz, Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri."
TÜRKİYE Cumhuriyetinin ilk on yılı, 29 Ekim 1933'te bütün yurtta heyecanla kutlanırken bütün
Türk, milleti adeta tek sesle böyle haykırıyordu. 1922 Eylülünde Türk ordularının bütün cephelerdeki zaferinden sonra Türkiye için yeni bir dönem başlamış, muzaffer Başkomutan Gazi Mustafa Kemal, uzun harp yıllarının, işgal yıllarının bıraktığı kalıntılar üzerinde yeni bir ulus yeni bir devlet, yeni bir memleket yaratmanın çalışmalarına adeta soluk almadan başlamıştı.
1923 yılı başlarken ulus gerçekten yorgun, ülke haraptı. Milli Misak hudutları içinde aşağı yukarı oniksi milyon kişilik bir nüfus kalmıştı. Cephelerde ve cephe gerisinde savaş birkaç kuşağı kırıp geçirmişti. Düşman işgalinden kurtulan Batı Anadolu yangın yeri halinde idi.
Ekonomik hayat felce uğramıştı, en ilkel metotlarla yapılan tarım -birkaç kumaş fabrikasından ibaret endüstri- memleketin en gerekli ihtiyaçlarını karşılayabilmekten uzaktı. Yeni bir hamle için ne teknik ne de yönetici kadrosu vardı. Örneğin, bir demiryolu mühendisi aranınca ortaya güçlükle tek bir kişi çıkabilmişti. O günleri anımsayan birisinin dediği gibi "Çiçek bile Avrupa'dan ithal ediliyordu... " Aslında kimsenin kimseye çiçek verecek hali bile yoktu o günlerde!...