| Yayın Tarihi | : | Mart, 2004 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 531 |
| Ölçü | : | 20 x 27,5 cm |
| Yayınevi | : | Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi |
1952 yılında İstanbul Teknik Üniversitesinde yeni doçent olmuştum. Yaz tatilinde İzmir'e geldiğimde aklıma yeni bir üniversite kurulması düşüncesi düştü ve bunu Yeni Asır gazetesinde bir seri yazı ile yansıttım. Önerim İzmir'de Ege Üniversitesi adı ile bir Üniversitenin kurulması ve bu üniversitenin Tıp, Ziraat ve Mühendislik Fakültelerinden oluşması idi. Gazetenin sahiplerinden Behzat Bilgin o sırada İzmir Milletvekili idi. Bir kanun teklifi ile Üniversitenin kuruluşunu gerçekleştirdi. Fakat fakülte olarak sadece Tıp ve Ziraat Fakülteleri öngörülmüştü.
Aradan 10 yıl geçti. 1963'de Amerika'daki Kaliforniya Üniversitesinde iki yıl süren öğretim üyeliğinden henüz dönmüştüm. İzmir ziyaretimde aklıma Ege Üniversitesi'nde ders vermek geldi. Rektör Mustafa Uluöz bunu memnunlukla karşıladı ve ben Ziraat Fakültesinde Teknik Mekanik dersini her hafta uçakla gelerek vermeye başladım. Kısa süre sonra Fen Fakültesi Dekanı Yusuf Vardar da beni sahiplendi. Orada da Rasyonel Mekanik derslerini verir oldum. Esas görevim İstanbul Teknik Üniversitesi'nde Gemi inşaatı Kürsüsü, Kürsü Profesörü olarak devam ediyordu.
O sıralarda Türkiye'de ilk olarak İzmir'de bir Mühendislik Mimarlık Özel Yüksek Okulu açılmıştı. Adını duymama rağmen ilgilenmemiştim. Bir sabah eski baba dostlarımızı Dündar Soyer'in öncülüğünde karşımda buldum. Meğer onlar özel okulun sahipleri imiş ve beni de aralarına almak istemişler. Böylelikle ileride bundan nasıl yararlanacağımı aklıma bile getirmeden kendimi o kurumun da içinde buldum. Benim için dopdolu bir çalışma dönemi başlamıştı. İlk zamanlar İstanbul esas, İzmir tali iken durum zamanla tersine dönüyordu. Bunda belki de, Teknik Üniversitenin tutucu ortamının da etkisi olmuştu. 5 yılda yüksek mühendis yetiştirme yöntemini önce 4 yılda mühendis sonra yüksek mühendis yetiştirme sistemine değiştirmek istemiyorlardı. Önceleri bu değişikliğe yaşlı hocalar karşı çıkardı. Sonraları gençler de aynı bayrağı taşımaya başladılar. Bunun üzerine ben sürekli olarak İzmir'e gelme kararı aldım…