| Yazar | : | Cevat Rıfat Atilhan |
| İsbn | : | 9758005340 |
| Yayın Tarihi | : | Ağustos, 2000 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 297 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Sinan Yayınevi |
Her canlı varlığın hayatı, doğumla ölüm arasında cereyan eden kudret kalemi ile yazılmış bir senaryodur. Nasıl, bütün tiyatro eserleri aynı derecede hikmet, ibret ve fevkaladelikler ihtiva etmezse, ilahi senaryolar da böyledir. Bazılarını eral·i adiyeler (sıradan, olağan hadiseler) doldururken, diğer bir kısmı da büyük ve müessir hadiselerin teselsülü içinde akıp gider.
Bu âlemi zıtlar arasında bir dengeye memur kılmış olan, Cenabı- Hakkın takdirine istinat ettiğinden bütün oluşlar (vukuat ve şuuat) ilahi bir memuriyetin icabıdır. Her memuriyetin ehemmiyeti, tesir sahası ve iktidarı aynı olmadığı bir bedahettir.
Yakınen tanımak şerefine nail olduğumuz rahmeti Cevat Rıfat ATILHAN cihanşümul Osmanlı İslam Devleti'nin yıkılış macerası hengâmında hem fiili, hem de fikri bakımdan takdire şayan bir senaryonun kahramanıdır. Eskilerin tabiri ile sahib-us seyfi vel kalem, yani hem kılıç ve hem de kalem sahibi bir şahsiyettir.
Romanya'daki Galiçya'dan, Filistin çöllerine kadar her cephede vatanı için kılıç kuşanmış olan Cevat Rıfat ATILHAN Bey, askerlik hayatına mülazım (teğmen) olarak başlamış ve T.B.M.M. kararı ile paşalığa (generalliğe) kadar yükselebilmesi için ne büyük muvaffakıyetlerin kahramanı olması gerekeceğini, okuyucuların takdirine bırakıyorum.
Bu askeri hizmetleri ifa ederken, yıkılışımızı hazırlayan gizli düşman faaliyetini bütün incelikleri ile kavramak fırsatını, elde eden merhum, Türk - Yunan Harbi'nden sonra bir çoklarının yaptığı gibi uzlet köşesine çekilmeyip bu defa kendisini daha çetin ve memleketin geleceği için daha müessir bir başka mücadelenin içinde bulmuştur. Keskin kılıcı kadar müessir kalemi ile atıldığı ve ömrünün sonuna kadar devam ettirdiği bu yeni dalda Cevat Rıfat ATILHAN Bey, din ve devletimizin ezeli düşmanı Yahudi'nin bütün gizli emellerini ortaya koymakta o derecede başarılı olmuştur ki, bugün O'nun bir eserini olsun görmemiş ve okumamış şuurlu bir Müslüman tasavvur olunamaz…