| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 96 |
| Ölçü | : | 21,5 x 30 cm |
| Yayınevi | : | İsmek |
Son derece hayırlı hizmetlere imza atan İSMEK'in yeni bir başarısına şahit olduk. "2010 Avrupa Kültür Başkenti" konulu yarışmasına gönderilen eserler, doğrusu beni biraz şaşırttı. Eserlerdeki kalite, başarılı tasarımlar ve mükemmel işçilik umduğumun çok üzerindeydi. Daha önceki yıllara oranla fazlasıyla gelişmiş, ufukları açılmış olarak gördüm. Şüphesiz ki bu gelişme son derece memnun edicidir.
Geleneksel sanatlar, gelenekten geldiği gibi gitmeye devam eder ise, aynı şeyleri görmekten sıkılan halk, bir müddet sonra bunları terk eder. Gelenek yenilenmeye, güncellenmeye muhtaçtır. Yenilenmeyen gelenek kaybolmaya mahkûmdur. Şüphesiz ki, o gelenekler de ilk çıktıkları zaman birer yenilikti. Mutlaka bazı tepkilerle ve zaman içinde kabul gördüler. İşte bu tarihi gerçekten ibret almalıyız ki tarih tekerrür etmesin. Bazı değerlerimiz unutulup, tarihin karanlık sayfalarında yer almasın.
Eski medeniyetleri hep kültür ve sanatları ile anıyoruz. Yani medeniyetler kültür ve sanat ile oluşurlar. Ama gelecek nesillerin medeniyetini bugünden hazırlamalıyız. Bu, kendi öz kültürümüz olmalıdır. İthal kültürle hiçbir yere varamayacağımızı kesin olarak bilmemiz gerekmektedir. Atalarımızdan aldığımız engin kültürü eğer yaşatmak istiyorsak önce onu bütünüyle yaşamalıyız. Kültür bir ağaca benzer, kökleri sağlam olmayan ağaç nasıl iyi meyve vermez ise kültürün ve sanatın da kökleri sağlam olmalıdır. Sanatlarda gelenek alfabe gibidir. Ancak gelecek nesiller için yaşatmak istiyorsak onları güncelleştirmeli, geliştirmeliyiz.
Türkiye uluslararası olmak istiyor. İyi, güzel, hoş da uluslararası olmak için önce ulusal olmak gerekmektedir. Her ulusun kendine has özellikleri vardır. Genetiği, geleneği, görgüsü, hal ve tavırları farklıdır.