| Yazar | : | Necdet Sakaoğlu |
| İsbn | : | 9789757104957 |
| Yayın Tarihi | : | 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 320 |
| Ölçü | : | 23 x 30 cm |
| Yayınevi | : | DenizKültür Yayınları |
Takvimlerin 2010'u gösterdiği bu günlerden yüzyıl geriye gidilebilse kent manzaraları, insan kalabalıkları, yaşam tarzları, çarşı pazar dünyaları, yollar ve yolculuklar bize ne kadar şaşırtıcı gelir? Apartman, site, otomobil göremeyiz; yolları, meydanları boğa n mekanik gürültüler değil, konuşmalar, doğal sesler duyarız!
20. yüzyılın başındaki dünyadan günümüze ulaşabilen yaşam izleri nelerdir? Dünkü mahalle, konut, çarşı, taşıt, kıyafet... çizgileri neredeyse silinmiş, büyüyen kentler tarihsel özlerini yitirmiştir Yüzyıl önceki kimliklerini kısmen koruyabilen tek tük yerleşimlerse müze beldeler olmayı, "Dünya Kültür Mirası Listesi"ne alınmayı bekliyor Kültürel birikimleriyle öne çıkma uyanışındaki kent belediyelerinin kurduğu Tarihi Kentler Birliği'nin etkinliklerine bir zamanlar Osmanlı Devleti'nin sınırlarında yer almış olan Balkan, Suriye, Irak kentlerinin belediyeleri de katılıyor. Bu gelişmeler iyi, geç kalmanın neden olduğu kent kayıplarıysa büyük!
Anadolu' da çağlar boyu gelişen uygarlığın son bin yılını temsil eden Türkler, bu uzun sürenin ikinci yarısında egemenlik sınırlarını Avrupa ve Afrika kıtalarında genişletirken kültürlerini de taşımışlardı. Türkçe, Yemen'den Libya'ya, Belgrat'a kadar resmi dairelerde yazılıp okunan, okullarda öğretilen, çarşılarda mahallelerde konuşulan, kitabelere, mezar taşlarına işlenen dil olmuştu. Balkanlarda, kubbe ve minareleriyle Türk-Osmanlı üslubu camiler yükselmiş; Bursa tarzı evlerin ördüğü mahalleler hatta yeni kentler kurulmuş; İstanbul'dan kalkıp Şam'a, Bağdat'a, Kahire'ye, Sofya'ya giden hassa mimarları hanlar, kervansaraylar, taş köprüler yapmışlardı.
İstanbul ve Anadolu kaynaklı somut-soyut kültürel etkileşimin daha çok kentlerde belirginleştiği bu uzun süreç 1900'lere değin devam etti. Selanik'le İzmir'de, Bursa'yla Üsküp'te yapı ve yaşam benzerlikleri gelişti. Günümüzdeyse bu kültürün yakalanabilen her ayrıntısına evrensel bir marka gibi "Osmanlı" tanımı konduruluyor…