| Yazar | : | Nur Akın |
| İsbn | : | 9757860905 |
| Yayın Tarihi | : | Mayıs, 1998 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 355 |
| Ölçü | : | 16,5 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | Literatür Yayıncılık |
Bilindiği gibi İstanbul, neredeyse kuruluşundan bu yana çok sayıda dil, inanç ve etnik çeşitlilik sergileyen insanın gelip geçtiği, yerleştiği ve hatta kuşaklar boyu yaşadığı bir dünya kentidir. Yüzyıllarca süren değişimlere karşın, bu özelliğini günümüze dek korumuştur. İstanbul'un alınmasından sonra sözkonusu mozayiğe yeni ve ağırlıklı bir grup olarak Türkler de katılmış, ayrıca Osmanlıların yerleştirme politikasına bağlı olarak, Rumeli ve Anadolu'nun çeşitli yörelerinden getirilen azınlıkların ve bunlara eklenen Avrupa'dan göçen Musevilerin İstanbul'a gelmeleri, kozmopolit bir ortam oluşturmuş, Galata ve Pera'nın gelişiminde büyük rol oynayan Avrupa kökenli Levantenler de, bu ortama katılmıştır. İstanbul'un konumu, tarihsel birikimi gibi etkileyici özelliklerinin yanında, bu azınlık grupları ve yaşadıkları bölgelerdeki önemli sosyal ve fiziksel nitelikler, kente çok sayıda özgünlük katmış, kültürel yelpazenin renkli parçalarını oluşturmuştur.
İstanbul'u İstanbul yapan bu çoğulcu ortamda Rum, Ermeni ve Musevi topluluklarıyla Levantenler, Osmanlı İmparatorluğu'nun özellikle Batı'yla sıkı ilişkiler içinde olduğu 19. yy'da, kent içinde yoğunlaştıkları Fener, Kumkapı, Balat, Galata-Pera gibi belirli bölgelerde ilginç yaşam biçimleri ve çevreler yaratmışlardır.
Bu bölgeler arasında İstanbul'un kozmopolit geçmişindeki yoğunluğunu fiziksel olarak günümüze en çarpıcı bir biçimde aktaran bölge Galata ve onun uzantısı Pera'dır. Buradaki tarihi çerçeve, Haliç'in karşı kıyısındaki tarihi yarımadayla karşılaştırıldığında, bir Batı kenti görünümü sunar. Nitekim çoğu yabancı kaynakta ve bu çalışmanın temellendirildiği İstanbul'da çıkan yabancı dildeki gazetelerde bu ayırım, tarihi yarımada için "Stamboul" (İstanbul), Galata ve Pera için ise "Costantinople" teriminin kullanılmasıyla, bir kez daha vurgulanmaktadır.