| Yazar | : | Emir Mustafa Haz. Mertol Tulum |
| İsbn | : | 9786257014090 |
| Yayın Tarihi | : | 2018 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 451 |
| Ölçü | : | 16,5 x 25 cm |
On sekizinci yüzyılın büyük şairi Nedim ünlü kasidesine abartılı iri sözlerle İstanbul’a övgü düzerek başlar, birkaç beyit sonra “İstanbul’un evsâfını mümkün mü beyân hiç” deyip yetersizliğini ortaya sererce beklenmedik bir duraksama ve geri çekilişin ardından bu kez yeterliliğinin varlık sınırını gösterir ustaca bir aülışla gerçek konusuna yönelir. Açıkçası, her kasidede olduğu gibi, onun kasidesinde de gerçek amaç birini övmektir, o da öyle yapmıştır. Ama hangi amaca yönelik olursa olsun, İstanbul üzerine yazılmış her yazı, söylenmiş her söz onun yüzyıllara yaygın varlığının bir yönünü öteden getiren, beriye taşıyan, sonraya aktaran bir değer taşır ve bir bakımdan önemlidir. Bu yayımda ilk kez tanıtılan manzumelerle bir yandan zenginleştirilmiş, öte yandan yapılan yeni düzenlemeyle gerçek yüzü ortaya çıkarılmış olarak sunulan 18. yüzyıldan kalma şu eser de İstanbul’u anlatan büyüklü küçüklü nice eser arasında gerçekten çok ayrıcalıklı bir yerde bulunur.
Bu kitabın sayfalarını dolduran manzumelerin yazan, kendisini Emir Mustafa adıyla tanıtan bir yeniçeridir. Bir ozandır aym zamanda o. Bir İstanbul aşığı olarak üç padişah (I. Mahmud, III. Osman, III. Mustafa) dönemini içine alan en az 45 yıllık bir süre boyunca bu şehirde yaşamış, bir yandan asker olarak işinin gereklerini yerine getirirken, bir yandan da elde sazı, dilinde deyiş ve avazıyla ozanlık ederek birçok bakımdan çok hareketli çağımn olaylarına tanıklık etmiş, meraklı bir İstanbul tutkunu olarak depremin yıktığı, yangınların yer yer yok ettiği şehrin hikâyesini, kahırlı ve sevinçli olaylarını izleyerek yaşamış, yenileniş ve yeniden diriliş yolundaki atılımlarını gözleyerek her yanı ve her şeyiyle söze dökmüş, şiir diliyle aktarmıştır.