Toplum olarak tarihe çok meraklıyız. Olanakların çok kısıtlı olduğu ve bu nedenle çok az okunabilindiği dönemlerde de, en çok okunan kitaplar, tarih kitaplarıydı.
Tarihe ve tarih kitaplarına olan bu merakın ardında yatan değişik nedenler vardır. Herhalde bu nedenlerin en önde geleni; geçmişe ve geçmişin görkemli günlerine duyulan özlemdir. Gerçekten, tarih kitaplan; geçmişin "yiğitlerini", "yiğitliklerini", "özverisini" vb. "yüce duyguları" anımsatır. Belki biraz da, "duygu sömürüsü" yapılır, ama insanların biraz mutlu olmaları, biraz keyif almaları için, biraz duygu sömürüsü yapılmasına katlanmak mümkün değil mi?
İnsan hafızasının, "seçici" olduğu söylenir. İnsanlar, geçmişte yaşadıkları şeylerin "keyif verici" olanlarını, "mutluluk verici" olanlarını anımsar; kendilerine mutsuzluk vermiş olan, kendilerini rahat-sız eden şeyleri asla anımsamak istemez, unuturlarmış.
Nasıl insan hafızası "seçici" ise, toplumların hafızaları da aynı biçimde seçicidir. Toplumlar kendilerini mutsuz etmiş olan şeyleri unutmaya, mutlu oldukları, "şan ve şöhret günlerini" unutmamaya eğilimlidirler.
Fakat insanların "tarih kitaplarına" olan merakı; daha çok, tarihi konu alan edebiyat ürünleri; romanlar, hikâyeler, destanlar vb.