| Yazar | : | Sırrı Öztürk |
| Yayın Tarihi | : | Eylül, 1990 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 136 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Sorun Yayınları |
Şubat 1976'da SORUN Yayınları arasında yayınlanma imkânına kavuşan "işçi Sınıfı - Sendikalar ve 15-16 Haziran" (Olaylar-Nedenleri-Davalar-Belgeler-Anılar- Yorumlar) adlı kitapta yer alan "Anılar" adlı bölümü bu kez, o zamanlar yazılmasını doğru bulmadığımız bölümlerini de ekleyip, gözden geçirerek yeniden yayımlamayı uygun buluyoruz.
Kitabın birinci basımında, "Anılar Üzerine" adlı bölümde şöyle denilmişti:
"15-16 Haziran Direnişi her yönüyle değerlendirmeye, yorumlanmaya değer...
Böylesine bir görevi yerine getirmeye çalışırken yalnızca, olayları, mahkeme dosyalarını, belgeleri vd. ele almak yetmeyecektir. Bunlardan başka, perde arkasında olup bitenlerin de ortaya konulmasında yarar vardır. İşte, bu düşüncelerin ışığında, bazı anılarımızı yazmayı doğru bulmaktayız.
Anılar yaşanmış olaylardır. Yaşanmış olayların içindeki kişilerin davranışları, onların gerçek kimliklerini yansıtır. İlerici hareket içinde bunların bilinmesinde yarar vardır.
Kendimize, bu anıları yazarken bazı sorular yönelttik:
- Yaşanılan olayları yazmak doğru olacak mıdır?
- Her olay ve anı yazmalı mıdır?
Yaptığımız değerlendirmeden sonra bazılarını yazmanın doğru olacağı kanısına vardık Bizi, bu görüşe ulaştıran nedenleri araştırırken şunları hesaba kattık:
Ülkemizdeki ilerici hareketin tarihini, ilericilerin yargılanmalarını belgeleri, anıları vb. kimler yazmaktadır? Ve niçin yazmaktadır? Bunun hesabı, kitabı, zamanı, fayda ve zararı yeterince tartılmış mıdır? Bilindiği gibi bu türden çalışmaların bir kısmını, daha çok mevcut düzenin niteliğinden büyük ölçüde yararlanan, çoğu kez de egemen sınıflara arkasını dayamış, belli uyumlarla kendilerini yüceltip, zamanında hesaplaşamadığı kişi ve kurumlara karşı "temize" çıkma güdülerinden hareket edenler yapagelmiştir. Egemen güçlerce kullanılan, desteklenen bu türden unsurlar, bugüne kadar ortalıkta ilericilik (!) adına dolaşmasını, ahkâm kesmesini doğrusu becermişlerdir...